Tam olarak bayram tatilini yaşadığımız bu günlerde İstanbul, en gezilebilecek zamanlarını yaşıyor. Şehri terkedebilme imkanı olanların gittiği, trafiğin rahatladığı ender günlerde İstanbul’un keyfini çıkartmak lazım. Gerçi pandemi dolayısıyla yaşadığımız yasaklı günlerde, yasaklar kapsamında olmayan turistler hakkıyla gezdiler, dolaştılar cihan payitahtı İstanbul’da.
Benim İstanbul ile tanışıklığım yetmişlerin başına denk gelir. Ankara’dan İstanbul’a her sömestre ile yaz tatillerinde gelmemiz ve üniversite zamanlarımda da bu geliş gidişlerin sürmesi devamında doksanların sonu itibariyle iş hayatımın İstanbul’da başlamak durumunda kalması sonucu tam anlamıyla yerleşik düzene geçtim İstanbul’da.

Son yıllar da fark ettim ki aslında İstanbul’a gezmek için gelmek lazım. İstanbul’un tadını çıkartmanın yolu İstanbul da ikamet etmemek sanki. Şehrin sakini olunca tam anlamıyla gezmek mümkün olmuyor. Aslında mümkün de öncelikler sıralamasında şehri gezmek gelmiyor, gelemiyor.
İstanbul’da yaşamaya başladın mı başka bir şehirde yaşamak istenmeyeceği yönünde genel bir kanı vardır. Zorunlu haller dışında birçok insan bu şehre geldi mi kolayca terk edemiyor. Hatta bu şehirde doğmuş iseniz bu şehri geride bırakmak çok daha zor.
Son yıllarda İstanbul’dan Ege ve Akdeniz şehir ve ilçelerine ciddi sayıda göç olsa da yine İstanbul büyüsünü koruyor ve özleniyor.
LKB
23 Temmuz 2021 Cuma Yazısı
Tüm blog yazılarıma buradan ulaşabilirsiniz.
Sosyalmedyaloji Sosyal Medya Haber ve Bilgi Platformu