Çiçekler, tarih boyunca, kökenlerine, karakteristik özelliklerine ve zengin mitolojisine dayanan masalsı hikayelerle, sembolize ettikleriyle, taşıdıkları mesajlarla insanlar arasında sözsüz iletişimin bir aracı oldu. Hatta çiçeklerin bu sembolik dili 1899 yılında G.W. Gessmann ‘ın kalemiyle kayda bile geçirilmiş. “Blumensprache”, “Çiçeklerin Dili” isimli kitap, Gessmann’ın o yıllarda hangi çiçeğin neyi anlattığına yer verdiği bir nevi sözlük niteliğinde. Fotoğraftaki iris çiçeği ya da bilinen ismiyle geçen de bu kitapta “anlamı” itibariyle yer alan çiçeklerden biri elbette.

Adını Antik Yunan mitolojisindeki gökkuşağı tanrıçası Iris’den alan, “tanrıların habericisi” sıfatını taşıyan bu çiçek sahte duyguların geçiciliğine (Your feigned emotions scatter, and no trace of them remain.) karşılık geliyor kitapta. Antik çağlardaki inanışa göre cennetten aldığı haberleri gökkuşağı üzerinden dünyaya getirdiği. Hatta cennete olan yolculuklarında rehberlik etsin diye ölen kadınların mezarlarına konulduğu söylenen süsen her alanda kendine yer bulmuş haliyle.
Van Gogh gibi birçok sanatçıya ilham olmaktan tutun, alternatif tıpta yılan sokmaları, uykusuzluk, ülser ve birçok dermatolojik soruna ilaç olmuş ve tabii kozmetik dünyasında da yerini almış. Parfüm yapımında kullanılmış. 1100’lü yıllarda Floransa’nın amblemi 1200’lerde ise Fransa’nın asalet ve dini sembolü olarak kullanılmış.
290’ın üzerinde türüyle kuzey yarımkürenin ılıman bölgelerinde ve ülkemizde yaygın şekilde yetişen süsen oldukça dayanıklı, otsu bir bitki. 1-1,5 metrelere kadar boylanabilen çiçeğin bahçemizdeki temsilcisi henüz 70 cm kadar fakat eksi 20 dereceleri gören sert Ankara kışlarını geride bırakarak dayanıklılığını ispatlamış durumda. Susuzluğa da aynı dirençle karşılık veren süseni güneşten mahrum bırakmamak ve gelişimini tetikleyecek yüksek oranda nitrat içeren gübreyle desteklemek gerekiyor.
Sosyalmedyaloji Sosyal Medya Haber ve Bilgi Platformu