Sardunyanın botanik ismi pelargonium Yunanca leylek anlamındaki “pelargos”tan geliyor. Nedeni ise sardunyaların tohum podlarının bir leyleğin kafasına ve gagasına olan benzerliği. Ve yine bu sebeple cinse ait diğer bitkilerin ortak ismi de “leylek gagası” ismiyle özdeşleşmiş.
İlk olarak 1700’lerde Fransız botanikçi Charles L’Heritier tarafından sınıflandırılan, yaprak kokusuyla ünlenen sardunyalar Afrika’da tıbbi kullanımlarıyla bilinen bir geçmişe sahip. Türüne ve yetişme koşullarına göre yapraklarındaki tüylerden çıkarılan yağdan 120 farklı kimyasal elde edilen bitkimizin parfüm endüstrisinde de oldukça hatırı sayılır bir yeri var.

Güney Afrikalı pelargoniumun batı dünyasının kapısını aralaması ise, 17. yüzyılın başlarında Ümit Burnu çevresinde ticaret yollarında seyahat eden doğa bilimcilerin, bitki toplayıcılarının, gemi hekimlerinin seyahat dönüşlerinde beraberinde getirdikleri bu bitkileri tanıtmalarına dayanıyor. Avrupa’da yetiştirilen ilk pelargoniumun Leiden Botanik Bahçesi’ne getirilen P. triste olduğuna inanılıyor.
İngiltere’de seralarda, malikanelerde yetiştirilen farklı türlerdeki sardunyalara ingilizlerin atfettiği anlamlar ise bu çiçeklerin batı dünyasını nasıl cezbettiğinin açık bir göstergesi gibi duruyor; meşe yapraklı sardunya gerçek arkadaşlığı simgelerken, gül kokulu sardunya “tercih”leri sembolize ediyor. Hindistan cevizi kokulu sardunya beklenen bir toplantıya işaret ederken limon kokulusu tam tersine beklenmedik bir görüşmeyi ifade etmek için kullanılmış, elma aromalı sardunya mevcut tercihleri gösterirken pek de hoş kokulu olmayan pelargonium zonale hayal kırıklığını anlatıyor sözsüz iletişimde. İnsanlığın çiçeklerle kurduğu dünyanın derinliği umut verici.
” Bitkiler ile Yaşam ” ile ilgli tüm yazılarımıza buradan ulaşabilirsiniz.
Sosyalmedyaloji Sosyal Medya Haber ve Bilgi Platformu