Futbol konuşmayı da yazmayı da seviyoruz. Bu sabah işine, okuluna ya da çarşı pazara giden çoğunluğu muhtemelen erkek olan Türk vatandaşları, dün akşam oynanan Galatasaray-Fenerbahçe maçını konuştu. Aslında maçın bitmesiyle telefonlarına sarılan Galatasaraylılar, Fenerbahçeli arkadaşlarını ve yakınlarını mesaj yağmuruna tutarken, Instagram hikayeleri de son dönemin yapay zeka ile oluşturulan video ve görselleriyle dolup taştı. Hakem kararları, atılan veya atılamayan goller hararetle tartışılırken maç sonundaki arbedenin yarattığı şaşkınlık ve kargaşa da aşağıdaki fotoğrafların futbol gündeminde hak ettiği yeri bulmasını engelledi.

Futbol da iklimin oldukça sertleştiği bu son zamanlarda sosyal medyanın da futbol ortamlarının gerilmesinde büyük bir payı olduğunu düşünüyorum. Öyle ki, derbi günü ve gecesi akışlarda yeralan, rakip takımı tiye alan mizahi görseller, futbolcuları bambaşka konseptlerde gösteren animasyonların oluşturduğu dijital içerikler rekabet ateşini buram buram körüklüyor. Bu ateşi harlayanların başında da futbol kulüplerinin sosyal medya hesaplarını yöneten iletişim ekipleri geliyor. Dakikalar içinde milyonlarca etkileşim alan bu paylaşımlar futbol rekabetini başka bir mecraya taşıyor.
Ancak ne yazık ki bu dijital eğlence rüzgarı, sahadaki sportif rekabetin önüne geçen gerginliklerle gölgeleniyor. Tıpkı dün akşam ki maçın sonunda yaşadığımız o tatsız sahneler gibi. Saha içindeki mücadele maç sonlarında yaşanan kaotik olaylar, tartışmalı hakem kararlarıyla birleştiğinde futbolun eğlence yönünü tamamen arka plana itiyor. İşte tam da bu yüzden, futbolun içindeki dostluğu, mücadeleyi ya da insani anları yansıtan o güzel kareler; kavganın, gürültünün ve sonrasındaki sonsuz tartışmaların arasında kaybolup gidiyor. Sahadaki sert iklim, sadece oyuncuları ve hakemleri değil, maça dair hatırlayacağımız anıları da törpülüyor.
Futbol da anılar demişken benim daha doğmadığım için şahit olamadığım aşağıdaki olay her Galatasaray – Fenerbahçe derbisi öncesinde aklıma gelir.
“Taçsız Kral” Metin Oktay, 23 Ağustos 1969’daki jübile maçında futbol kariyerine veda ediyordu. Maç Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaydı. Fenerbahçe yöneticisi Eşref Aydın ona, “On dakikalığına Fenerbahçe formasını giyer misin?” diye sordu. Cevap kısa oldu: “Şeref duyarım.” Maçın bir noktasında, iki ezeli rakibin sahasında, Metin Oktay ile Fenerbahçeli Can Bartu formalarını değiştirdi. Metin Oktay on dakika boyunca sarı-lacivertli, Can Bartu ise sarı-kırmızılı oynadı.
Bugün kulüpler resmi hesaplarından birbirine gönderme yapıyor, taraftarlar klavyelerin arkasında birbirini suçluyor, hakaret ediyor. Oysa 1969’da sahada yaşananlar, futbolun yalnızca rakibi yenmek olmadığını, aynı zamanda ortak bir tutku olabileceğini gösteriyordu.

Kayıhan Badalıoğlu – 27 Ekim 2026
Not : Yazıyı yayınladıktan sonra Galatasaraylı iş insanı Dinçer Azaphan’nın mesajı yazıda anlatmak istediklerime tercüman oldu. Bu duyarlı davranışından dolayı kendisini tebrik ediyorum.
” Unutulmaz Galatasaray – Fenerbahçe Derbileri” konulu yazımıza da aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Sosyalmedyaloji Sosyal Medya Haber ve Bilgi Platformu