Elbruz Dağı Tırmanışı – Bölüm 3

Gözüm,  yukarıdan inen , eski püskü teleferikten çıkan dağcılara takılıyor. Kimbilir kaçı zirveye ulaştı, kaçı ise ulaşamayıp geri döndü? Ne mutluluklar , ne hayal kırıklıkları yaşandı. Ve acaba biz ne yapacağız sorusu zihnime takıldı. Umarım 5 gün sonra bizde bu teleferikten inerken dudaklarımızın kenarında o gülümseme olur…

3.800 mt.deki Garabashi Huts denen , çok sayıda kulübenin olduğu noktaya 2 teleferik ve bir chair lift hattını kullanarak ulaşıyoruz. Yukarı çıkarken etrafımızdaki tek manzara karlı kayalıklar oldu…

3.800 mt.de yolculuğumuz bitti sandık ancak bizim kalacağımız kulübe biraz daha yukarılardaymış. Tüm yükümüzü , snow cat denen , paletli taşıma aracına yükleyerek 4.000 mt.deki Priyut 11 bölgesindeki kulübemize ulaştık.

Priyut 11 Bölgesi – 4.000 metre

Kulübe dediğim, içinde 2 odası bulunan ve her bir odası 6’şar kişinin kalmasına imkan verecek 3 ranza olan bir konteyner bozması. Ranzalar ise derme çatma tahtaların çakılması ile yapılmış üzerinde 2 parmak kalınlığında bir şilte olan yatak. Mutfak için ise ayrı bir konteyner hazırlanmış. Bu irtifa şartları için çok konforlu bir ortam bile sayılır.

Çantalarımızı odamıza bırakıp, biraz dinlendikten sonra 2.aklimatizasyon yürüyüşümüze başladık. Kar ve buz üzerinde , krampon kullanmadan 4.300 mt.ye  ulaştık. İlginç bir noktadayız. Buradaki kayalıklarda , dağa tırmanırken hayatını kaybedenler anısına adanmış bir taş var. Üzerinde bir çok dağcının adı yazılı. İşte bu noktada dağın büyüklüğünün ve insanoğlunun doğa karşısındaki acizliğinin daha iyi farkına varıyor insan. Şartları zorlamanın, doğa ile mücadele etmenin yersizliği tüm netliğiyle karşımda.

Dönüşte odama çekilip yaptığım 2 aklimatizasyonu ve gerek fiziksel gerek mental kondüsyonumu  değerlendiriyorum. Şu ana kadar herhangi bir sorun yaşamamam ve vücudumun irtifaya uyumu moralimi daha da yükseltiyor. Yüksek  irtifadan dolayı attığım her adımda, yatakta sağdan sola dönerken veya herhangi bir fiziksel aktivitede nefes nefese kalmam haricinde ki bu çok normal, hiçbir sıkıntım yok. Yarın nefes alışverişim de düzene girecektir.

Aklimatizasyon – 4.300 metre

7 Ağustos Salı günü sabahı  3.aklimatizasyon tırmanışımızı 4.700 mt.deki Pastuckhov kayalıklarına yapmak üzere yola çıkıyoruz. Genelde bu tip ekspedisyonlarda bir şey yemek içimden gelmediği için sadece 1 dilim ekmek ve peynir yiyip yola çıktığımdan kendimi çok iyi hissediyorum. Kahvaltıda yumurta yiyen Morgan biraz zorlanarak bizi takip ediyor. Bunda Yuri’nin hala hızlı olmasının payı da var tabi. Morgan yanımıza ulaştığında Yuri’ye 2 gün önce söylediğim şeyi tekrarlıyor. “Çok hızlısın”. Bu hız zirve günü sıkıntı yaratabilir.

Nefes alışverişlerim de düzene girdi. Şimdilik herşey  yolunda gidiyor. Programımıza göre bu gece sabaha karşı zirve denemesi yapacaktık ancak yukarıdan gelen haberler pek iyi değil. Hava şartları bu gece zirve yapmamıza engel oluyor. Maalesef yarın bütün günü bekleyerek ve dinlenerek geçireceğiz.

Çarşamba sabahı uyandığımızda yoğun bir kar yağışı günaydın dedi bize. Gece zirveyi deneseydik bu yağış altında dönüşü yapmak zorunda kalacaktık.

 Tüm günü bekleyerek geçirecek olma fikri bile çok sıkıcı. Hava da soğudu. Biraz mutfakta sohbette , biraz kulübede kendimle başbaşa… Uyudum ,kitap okudum, müzik dinledim, yazdım. Ama vakit geçmek bilmiyor.

 Hava kararınca biraz daha uyumak istiyorum. Sabah 2’de kalkıp hazırlanacağız. Ancak bugün akşam saatlerinde karşımızdaki odaya yerleşen gruptan bir kişi irtifa hastalığına yakalandı ve  bütün gece 10 dakikada bir dışarı çıkarak devamlı kustu. Zirve gecesi sinir bozucu bir durum. Uyumaya çalışıyorum ama nafile. Vücudumu zirve heyecanı bastı.

Sabah 02:00’de kalkıp hazırlıklara başladık.

Hava oldukça soğuk ve hafiften kar yağıyor. Zirve günü için ne talihsizlik. Mutfak kulübesine gidiyoruz. Birşeyler yemem lazım ama canım hiçbirşey yemek istemiyor. Zorla yarım dilim ekmek ile bir parça peyniri ağzıma tıkıyorum. Konsantrasyonum en üst safhada, bunu ayak parmaklarıma kadar hissedebiliyorum. Fiziksel ve mental olarak da kendimi çok güçlü hissediyorum. Yaptığımız tüm hazırlıkların karşılığını alacağımız gün bugün.

Zirve Gecesi

Devam edecek.

Yazımın ilk bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.

Yazımın ikinci bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.

Yorumlar

yorumlar

Hakkında Sıtkı Ergun

Doğa tutkunu

İlginizi Çekebilir

Sessiz Misafirlerimiz

Bir güzel su yolu… Çanakkale Boğazı Bir kutsal  bölge… Gelibolu Yarımadası Binlerce mil uzaktan gelen …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir