Skiathos – Bölüm 7

Skiathos, Sporades takımadalarının en küçüğüdür. Az sonra okuyacağınız ve içinde feribot kelimesini sık sık göreceğiniz yazıda, söz konusu feribot biletlerini Türkiye’den yola çıkmadan almanızı hararetle tavsiye ediyorum. Bakın Thassos’ta buna hiç gerek olmadığını söylemiştim ama şimdi diyorum ki Skiathos’a giden gelen feribot biletlerini mutlaka internet üzerinden önceden alınız.

Skiathos Selanik’e 3 saat mesafede bir ada.. O da nesi Google 5 saat diyor? Uğurhan 3 saat.. Inınınınn!

Nereden başlasam nasıl anlatsam? Skiathos’a gitmek için Selanik limanından sabah 10’da kalkan Hellenic Seaways vapuruna binip, 2 saat 50 dakika süren bir yolculuktan sonra Skiathos limanında inebilirsiniz. Aslında bu kadar basit Skiathos’a ulaşmak. Fekat biz ne yaptık? Biz dedik arabasız gitmeyiz. E Selanik’ten arabalı vapur yok. Nereden var? Volos’tan. Volos neresi oluyor peki? Volos Selanik’e 2.5 saat mesafede bir başka Yunan kenti oluyor. Yukarıdaki haritadan bakabilirsiniz. Nispeten Skiathos’a daha yakın diyeceğim ama değil. Volos – Skiathos arasındaki vapur da 3 saat sürüyor. Ama Volos’tan kalkan vapurlar arabalı. Yani sevgili arkadaşlar, Skiathos’a gidecekseniz eğer iki yöntem var (biz ikisini de yaptık ve az sonra anlatacağım):

1-  İlki, Selanik’ten Volos’a gitmek ve Volos’tan arabalı feribota binmek. – Anes Ferries

2-  İkincisi, Selanik’ten direktoman Skiathos’a vapurla geçmek. Ama arabasız…  – Hellenic Seaways

3-  Bir üçüncü yöntem de uçakla gelmek Skiathos’a. Evet Skiathos’ta havaalanı var ve mütemadiyen pırpır tabir edilecek uçaklar inip kalkıyor. Buraya direkt uçuş sadece Atina’dan var ama.

Şimdi biz nasıl yaptık? Şöyle oldu; bendeniz arabayla ve elbette bütün valizlerle, çocuk pusetiyle, deniz kovası, küreği, tırmığımızla… Velhasıl sadece bir yol çantası ve de bir kadın ve de iki bebeyi bırakıp ama geri kalan her şeyle, sabahın 6’sında Selanik’ten ayrıldım ve tek başıma Volos’a gittim.

Aşağıda göreceğiniz güzergah ile:

Bu yolda en az 5 kez gişeden geçiyor ve totalde 20 € bayılıyorsunuz Yunan Kara Yollarına. Dönüşte de elbette ki aynı şekilde. (Bunları hep not edin bence). Biraz fazla olduğunu düşünmekteyim. O güzel ucuz Thassos feribotlarını da unutun derim.

Volos – Skiathos arasındaki feribot için Anes Ferries  1 araba, 4 yolcu (2 yetişkin, bir çocuk ve bir bebek) gidiş dönüş 200 € civarı. Höh! Çok fazla değil mi sizce de? Bu yol birinci yol idi ve ben dediğim gibi arabayı götürme inadım yüzünden bunu yaptım. Öte yandan Zeynep ve yavrular ikinci yöntem olan Selanik–Skiathos arasını arabasız vapurla geçtiler…

Skiathos’a hepimiz Selanik’ten gidip dönseydik, toplamda 120 €’ya bu işi kotarabilirdik. Arabasız olurduk ama. Peki, biz arabalı olduk ta ne oldu? Toplamda 4 gün geçirdiğimiz Skiathos’ta sadece 2 gün araba kullandık… Araba iki gün çayır çimenli bir otoparkta yattı maalesef. Sonuç olarak Skiathos’ta arabaya gerek yok! Çok lazım gelirse isterseniz araba kiralayın, isterseniz taksiye binin. Adada çok fazla kara yolu da yok zaten. Adanın sadece güney kısmında yol var. O da bakın şu mavili kısım ve o da Google’ın dediği gibi 33 dakika filan sürmüyor. Taş çatlasın 20 dakika!

Skiathos’un içinde kalmanız halinde (ki içinde kalınız) gidilecek en uzak plaj Koukounaries Plajı ve burası arabayla 20 dakika. Siz beni dinleyin arabayla gitmeyin Skiathos’a. Bu az sonra bahsedeceğim plajlara toplu taşıma ile ulaşabilirsiniz. Çok sık otobüs kalkıyor. Ha otobüs dediysem Bağcılar- Sultanbeyli otobüsünden bahsetmiyorum. Bayağı turistik otobüsler. Dediğim gibi araba kiralamak ta, taksiye binmek te bir çözüm ve her ikisi de kendi arabanızı buralara getirmekten daha az maliyetli ve de daha az yorucu olacaktır.

Skiathos’un rıhtım kısmı Bodrum’a benziyor biraz. Bir dolu tekneciler, turcular var. Buradan da şunu anlamak lazım; Skiathos’tan sağa sola tekneyle ve hatta Skiathos’un kuzeyine dahi tekneyle ulaşılıyor. Alın size arabasız olmak için bir sebep daha. Şimdi yavaştan size Skiathos plajlarını anlatayım. Thassos’ta yaptığım gibi kuzey güney vb olaya girmeyeceğim direkto plajın adıyla ilerleyeceğiz bu defa, çünkü sözünü edeceğim tüm plajlar adanın güneyinde. Adanın haritasını açarak okuyun bundan sonrasını. Talep edene söz konusu plajların fotoğraflarını, videolarını da gönderebilirim elbette.

Megali Ammos Beach: Merkeze en yakın plaj. Çarşı içinden yürüyerek ulaşmanız 7-8 dakikanızı alır. Ufak bir yokuşu var ama biz burayı pusetle çıktığımızı söylersek herhalde cesaretlenirsiniz. Korkmayınız. Yürüyünüz. Megali Ammos plajı boyunca irili ufaklı birçok taverna, restoran var. Biz Mama’s Cooking diye sevimli ötesi bir minik cafe bulduk. İnanılmaz güzel bir ambiyansı vardı:

Megali Ammos plajı genel olarak çok temiz, berrak bir denize sahip ve kumsalı kumdan oluşuyor. Bu Mama’s Cooking’in aynı zamanda bir de apart oteli vardı arka tarafında, adını hatırlayamadım, google’layınca Stavros Studios ismine denk geldim.. Burası olabilirdi. Kalmak için ideal bir yer olabilir bakın inceleyin derim. Booking’de de aratın bence çıkacaktır. Yeşillik içinde, beach dibinde bir apart.

Vromolimnos Beach: Burası bizim ilk gün gittiğimiz, ilk plaj idi. Facebook’ta fotoğrafını koymadım çünkü maalesef hava ilk gün kapalı, bulutlu ve hatta yağmurlu idi. Burayı güzel bir havada tekrar ziyaret etmek isterim. Oldukça güzel bir kumsalı var. Doğru kelimeyi bulamayacağım ama elegan bir cafe var ve onun önünde şezlong, şemsiye vs. Bu Beach barın adını hatırlayamıyorum ne yazık ki ama Vromolimnos plajında zaten bir tek burası var. Gidiniz görünüz.

Koukounaries Beach: Adanın en güzel plajı. Yani en azından çocuklara göreSon derece berrak bir deniz ve çok uzun bir kumsal. Arka planda yoğun çam ağaçları… Soyunma kabini, duş, Beach bar vb fasiliteler mevcut. Buraya adanın içinden o bahsettiğim otobüs seferi de var. Biz arabayla gittik haliyle, hatta iki kez gittik. İkisinde de gelirken de, giderken de otobüs geliyor ve de gidiyordu. Skiathos’un olmazsa olmaz bir plajı burası, kesinlikle görmelisiniz özetle. Tüm Thassos plajlarını tek başına aşağı indirir diyeyim. O derece…

Troulos Beach: Bir başka çok harika plaj da burası. Yine aynı isimde bir tavernası da mevcut. Şemsiyesi, şezlongu mevcut. Kumsalı müthiş. Denizi enfes. İnatla arabasını getirmiş arkadaşlar için de hayli büyük ve de yeterli bir otopark mevcut. Kesinlikle tavsiye.

Agia Eleni Beach: Burası Koukounaries’e çok yakın bir plaj. Ancak biz gittiğimizde dalgalı idi. Pek fazla kalamadan geri döndük. Internet yorumlarına göre adanın en güzel denizi burada imiş ama bize denk gelmedi maalesef. Bir şansınızı deneyin derim.

Kanapitsa Beach: Burada da fazla zaman geçirmedik ancak gerek tesisi, gerek akşamüstü gölgeye dönen kumsalı ve hatta mini bir iskelesi ile özellikle çocuklu aileler için ideal olabilir diye düşünmekteyim.

Tsougria Adası: Skiathos’un merkezinde dolaşırken bir dolu tekneci, turcu göreceksiniz. Bunlardan sadece bir tanesi, sadece bu adaya gidip geliyor her gün. Sabah 10 ve 11’de kalkıyor tekneler. Sonra da 16 ve 17’de dönüyorlar. Gidiş dönüş kişi başı 10 Euro. Ha bir de o bakir plajda 8 Euro’nuzu alıyorlar iki şezlong, bir şemsiyeye. Tek bir adet cafe var ve de kendi tekneniz yoksa saat 16’da kalkacak ilk tekneye kadar burayı terk edemezsiniz. Rüzgâr ve dalga var sabah saatlerinde ve bu bizi getiren kaptanın ifadesine göre hep olan ancak öğleden sonra (13 civarı diyelim) biten bir şeymiş.

Arkadaşlar bu kadar net doğru bir ifade görmedim. Rüzgâr sakinledi ve inanılmaz enfes ötesi bir deniz oluverdi Tsougria. Evet, tek bir cafe var ama kendi sandviçlerimizi hazırlayıp geldiğimiz için biz bir şey yemedik, sadece bira içtik. Buna sebep te, bir önceki akşam, yandaki hain bir rakip tekne turcusu, bize Tsougria’yı kötüleyip “oradaki Beach bar da kapandı” yalanını atmış ve biz de buna tam inanmamış olsak ta ne olur ne olmaz diyerek yolluğumuzu hazırlayıp gelmiş idik. Oysa Beach bar açık ve de bayağı güzel servis yapıyorlar. Yalnız burada duş yok. Tuzlu tuzlu döneceksiniz ama buna değer inanın. Skiathos’ta yüzdüğümüz ennn güzel deniz. Koukounaries’i döver kapışırlarsa.

Agia Paraskevi Beach: Buranın fotoğrafını tepeden çektim ve giremedik maalesef. Yani sonuç olarak 3.5 günümüz geçti bu adada ve işte her plajına girebilme şansımız olmadı. Tam arkasında büyük bir otel var ve size tavsiyem biraz bakın internetten ve sonrasında eminim ki listenize ekleyeceksiniz.

Banana Beach: Burası adanın çok popüler plajlarından birisi. Beach partilerin yapıldığı alengirli bir ortam. Karadan ulaşmanın güçlüğü sebebiyle burayı (burası esasen Big Banana) ve kardeşini, yani Little Banana Beach (ki burası da nüdistlerin mekânıymış, çıplaklar kampı yani. Heheh) pas geçmek zorunda kaldık. Gideniniz, edeniniz olursa, özellikle küçük banana beach’ten görsel beklerim :PP

Maratha Beach: Skiathos’a gitmeden planlama yaparken mutlaka gideriz deyip te, gidemediğimiz bir başka plaj da burası. Biz gidemedik diye yazmamazlık etmek istemedim.

Lalaria Beach: Burası da çok efsane bir plaj ve de biz gidemedik. Çünkü neden? Karadan ulaşım yok ta ondan. Anca o turcular, teknecilerle program yapınca görebiliyorsunuz. Biz de sadece tek atım kurşunumuzu Tsougria’dan yana kullanınca Lalaria maalesef badem oldu. Lalaria ve hatta Skopelos’u kapsayan turlar mevcut. Bakın araba neden lazım değil? İşte bunlar yüzünden. Arabayla gidilecek plajların hepsine taksi veya otobüsle gidebilirsiniz. Ama nereden baksanız en az o plajların iki katı kadar da arabayla gidilemeyen, tekneyle gidilen plajlar var. Siz siz olun arabayla gelmeyin Skiathos’a.

Skopelos demişken, Skopelos yan komşu ada. Mamma Mia müzikaline ev sahipliği yapan ada. Tekneyle o meşhur merdivenler, sahil vs gezdiriyorlar. Umuyorum bir sonraki gidişimizde buraları da göreceğiz. Haydi, şimdi biraz da Skiathos’ta ne yenir ne içilir, naapılır? kısmına geçelim:

Kallisti Apartments: 90 € gecesi

Burası bizim kaldığımız apart otel sevgili arkadaşlar. Aşırı memnun kaldık. Stavros ve kadirşinas babası tarafından işletiliyor. Skiathos çarşısına ve de limana iki dakika mesafede. Gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Ama işte neticede apart otel. Yeme içme ıvır zıvır size ait. Bizim yanımızda yavrular için tedarik çoktu. Misal tost makinemizi bile götürmüştük ama odada da tost makinesi vardı.Sabah kahvaltılarını hep apart’ımızda yaptık. Etrafta bakkal, çakkal, fırın, pastane mevcut… Akşamları adadaki tavernalarda yer içersiniz.

Villa Anna Maria: 70 € gecesi

Kallisti’ye en son OK vermeden önce burayı çok ciddi düşünmüştük sevgili arkadaşlar. Hatta Skiathos’u bana ilk öneren arkadaşım çok memnun kalmışlar burada. Ancak biz merkezde olmak istediğimiz için son anda Kallisti’yi seçtik. Burası da yakın esasen merkeze. Alternatif olsun diye yazıyorum. Bence esasen açın booking’i “ücretsiz iptal” seçeneğiyle arayın, araştırın.

Skiathos Yeme, İçme, Tavernalar, Restoranlar:

Yine Thassos’ta olduğu gibi çok sayıda tavsiye veremeyeceğim. Sonuçta 3 kez dışarıda yedik ve hepsinden de memnun kaldık. Burası elegan bir ada arkadaşlar (bakın sevdim bu elegan lafını). Yani sizi hayal kırıklığına uğratacak bir cafe, restoran ya da taverna olacağına ihtimal vermiyorum.

Skiathos’a gideceklere önerilerim özetle şu şekilde: Bence en az 1 haftalık bir plan yapın. Oralara kadar 3-4 gün için gitmeyin ve arabanızı almayın. Adayı çok seveceksiniz. O küçük dar sokaklarına bayılacaksınız. Yukarıda bir açık hava tiyatrosu ve deniz müzesi var (sakın o müzeye enayi gibi 2 Euro bayılmayın, benim yaptığımı yapmayın, müze dedikleri bir göz oda). O bahsettiğim mekânda çok şık bir restoran var idi, Bourtzi Restoran. Burayı da bir googlayın derim.

Aşağıda rıhtımda Marilyn isimli bir bar var ki burası son nokta.. Oradan geriye doğru Marilyn dâhil çok cool yerler. Akşam epey hareketli oluyor(muş) bu mekânlar, ancak biz yavruları uyuttuktan sonra bilin bakalım ne yaptık? Ne yapacaz, bara meyhaneye gidemedik elbette. Derhal biz de uyuduk. Skiathos’un geceleri de en az gündüzleri kadar harika olduğunu deneyimlemesek te biliyoruz ve kesin bilgi olarak yayıyoruz. Sebaha kadar danz!

Adanın çarşısı pazarı da çok çok iyi. Ben gibi alışverişten, dükkâna girip çıkmaktan hazzetmeyen biri bile garip bir sevinç yaşadım oraları dolaşırken. Sirtaki müziği çok güzel geliyor ve sürekli sokaklara taşıyor. Ha bir de açık hava sineması var ki haftanın 3 günü, sadece ve de sadece Mamma Mia oynuyor. Daha yazacak şey gelmiyor aklıma. Çok yoruldum yahu yazmaktan. De hadi yeter. Bu yol yazısının önceki hali bayağı iptidai idi. Facebook üzerinden epey talep gelince biraz özeneyim istedim ama sanırım kontrolü kaybettim. Buraya kadar tamamını okuyan çıkar mı bilemiyorum ama her daim söylediğim gibi en ufak bir sorunuz olursa arayın. Kesin çok önemli bir şeyleri atladım ve de bahsetmedim. Sonra haa şu da vardı dersem editlerim. Neyse işte çekinmeden sorun. Gene geleceğiz biz Skiathos’a. Ağustos sonu bir zamanlar sanırım… Daha netleştirmedik. Haberleşiriz ve bakarsınız birlikte gideriz?

Neden olmasındı ki?
Sevgiler, Hürmetler,

Uğurhan TEZCAN

Yorumlar

yorumlar

Hakkında Kayıhan Badalıoğlu

Ankara’da doğdum. TED Ankara Koleji’nin ardından Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü'nden mezun oldum. 1998 yılında bankacılık sektöründe başladığım profesyonel kariyerimde, 2013 yılına kadar perakende bankacılık, iç denetim, genel müdürlük ve KOBİ portföy yönetimi gibi alanlarda sorumluluklar üstlendim. 25 yılı aşan finans ve denetim tecrübemi, 2014 yılından bu yana kurumsal danışmanlık alanına taşıyarak işletmelerin ölçülebilir büyüme hedeflerine rehberlik ediyorum. Finans, pazarlama ve iş geliştirme konularındaki birikimimi, Bilgi Üniversitesi’nden aldığım Sosyal Medya Uzmanlığı eğitimiyle birleştirerek geleneksel iş disiplinini modern dijital stratejilere aktarıyorum. Profesyonel çalışmalarımın yanı sıra lise yıllarımdan bu yana müzikle ilgilenmekteyim. Yurt içi ve yurt dışı seyahatlerim sırasında edindiğim izlenimleri, fotoğraf çalışmaları ve blog yazıları aracılığıyla kayıt altına alıyorum.

İlginizi Çekebilir

Taşkent Gezi Rehberi: Tarihle Modernizmin Kesişme Noktası

Buhara ve Semerkand’ın tarihi dokusunu keşfettikten sonra Özbekistan’ın başkenti Taşkent’e ulaşmak, adeta çağlar arasında bir …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir