Ülkemizde de uçak bileti fiyatları, Türk Hava Yolları’nın tek havayolu şirketi olma ünvanını kaybetmesinden sonra makul seviyelere gelmişti. Bu durum ülkemiz vatandaşlarının daha ucuz fiyatlara yurtdışına çıkmasının yolunu açtı. Özellikle son yıllarda Türk turistlerin en çok ziyaret ettiği lokasyonlardan biri olan Roma şehrini ben de birden fazla defa ziyaret ettim. Her gidişimde ayrı bir keyif aldım, farklı yerler keşfettim. Sanırım fırsat bulup, yolum düştükçe bir iki günlüğüne de olsa Roma’yı gezmeye yine giderim. Roma’ya gitmeden önce bir klasik olarak insanlar internetten araştırma yaparak nereye gitsek, nerede ne yesek şeklinde araştırmalar yapıyorlar. Bende bir iki faydalı bilgi paylaşmak istedim. Diğer yazılarımda da Roma ile ilgili bilgi ve çektiğim fotoğrafları paylaşmaya devam edeceğim.

Roma’ya ilk defa gidenlerin klasik gitmesi gerektiği yerler vardır hepimizin bildiği malum. Bu yerler yazının içeriği kapsamına girmiyor. Bu bilgileri herkes yazıp çiziyor. Yaşasın ”Google Amca ” !!!
Roma’yı yürüyerek rahatlıkla gezebilirsiniz. Açık hava müzesi gibi olan bu şehrin her adımı ilgi çekecek eserler ile dolu. Yeme içme konuları ise her taraf her fiyat düzeyinden kafe, restoran, fastfood zincirleri ile dolu. Özellikle Tiber Nehri’nin diğer tarafında bulunan Trastevere de nefis İtalyan lezzetlerini bulabilirsiniz. Roma şehir merkezinde yiyeceğiniz ortalama pizza ve makarnalardan daha otantik sunumlu olduğunu da söyleyebilirim.


Roma’nın merkezinde konaklamak istiyorsanız İspanyol Merdivenleri ve Panteon’a yakın iyi oteller bulmanız mümkündür. Ayrıca Fiori, Trastevere, Celio, Monti’de kalmak için en iyi mekanlar arasındadır.
Trevi Çeşmesi her daim kalabalıktır ve etrafınızda Türkçe konuşan onlarca insana rastlarsınız. Herkes sırtını çeşmeye verip selfie çekme telaşındadır. Çeşmenin etrafında ünlü Roma dondurması satan kafeler mevcut. Özellikle sırtınızı çeşmeye verdiğinizde sağ tarafta kalan iki dondurmacıdan biri olan Gelati oldukça lezzetli dondurmaların yapıldığı bir yer. Dediğim gibi o kadar çok Türk var ki çalışanlar sizi yüzünden Türk olduğunuzu tanıyor ve Türkçe bir kaç kelime bile söylüyorlar.

Bu arada Trevi Çeşmesi demişken Federico Fellini‘nin 1960 yılında yönettiği ”Dolce Vita” filminde dönemin İsveçli seksi aktristi Anita Ekberg’in ( 1931-2015 ) çeşmenin havuzuna girdiği sahneyi de unutmamak gerekiyor.

Filmde Anita Ekberg’e yine dünyaca ünlü İtalyan aktör Marcello Mastroianni (1924-1996) eşlik etmişti.
” Roma Yeme İçme Rehberi ” yazımıza da buradan ulaşabilirsiniz.
Sosyalmedyaloji Sosyal Medya Haber ve Bilgi Platformu