Pandemi Bunalımları

27 Şubat 2021 Cumartesi Yazısı

Bu yılın ilk yazısını yazıyorum. Son blog yazımın üzerinden de 3 aylık bir zaman geçmiş. Oysaki blog bölümünü açtığımda düzenli yazmayı, kendi yaşadıklarımı ve düşüncelerimi en azından haftada bir iki defa paylaşmak istiyordum. Aslında her gün bizim ülkede yazacak o kadar çok gündem var ki zaten bir çok platformda insanlar konuşa konuşa bitiremiyorlar. Belli bir rutinde yazamama sebebim ise aylardır yaşadığımız pandemi hayatının üzerime yapıştığı bunalmışlık durumu.

Artık saymayı bıraktığım haftasonunu kısıtlarından yeni bir cumartesi gününü daha yaşıyorum. Artık kaç haftasonu evde geçecek bilememekle birlikte söylendiğine göre pazartesi itibariyle belli kısıtlamalarda illere göre ( çeşitli kriterler uyarınca) değişiklikler yapılacakmış artık merakla neler olacağını bekliyorum. Yaşadığımız bir gerçek var ki yaklaşık bir senedir çoğumuzun evde yaşamını geçirdiği bir hayatı oldu.

Bir sene öncesine kadar hayatımızın normal akışında yaşadığımız doğal hareketlerin ( ailece yemeğe gitmek, arkadaşlar ile buluşmak, bir mekanda kahve içmek gibi ) ne kadar büyük bir zenginlik olduğunu görmüş ve anlamış olduk. Tabi bunlardan çok daha önemlisi ise sağlık olgusunun insan hayatında sahip olunan en önemli değer olduğunun bir kere daha farkına vardık. Hem ülkemizde hem de dünyada bir çok insanın ne kadar kısa bir süre içinde hayatlarından olduklarını gördük. Çok yerinde bir benzetme olur mu bunu sizlerin yorumuna bırakıyorum ama bu virüs sebebiyle hayatını kaybedenleri trafik kazasında hayatını kaybedenlere benzetiyorum. Sabah evden çıkıp işinize gitmek üzere arabanıza biniyorsunuz ve trafikte beklenmedik bir şekilde bir kaza sonucu yaşamınızı kaybediyorsunuz. Bu beklenmedik şekil sizin hatanızla da olabilir veya karşıdakinin hatasıyla ya da hatalar zinciriyle. Bu ölümcül virüse yakalanmakta bazı durumlarda bu trafik kazaları gibi.

Hepimizin dileği normal hayatımıza bir an önce dönmek. Pandemi dönemi ile ilgili yazılan yüzlerce yazı var ve olmaya da devam edecek onun için bu yazımda pandemi konusunu fazla uzatmadan burada noktalıyorum. Tabi kendi tarihime not düşmek için ilerleyen yazılarımda bu süreç ile ilgili düşüncelerimi paylaşmaya devam edeceğim.

Dünya bu boyutta hiç yaşamadığı bir döneme şahit olduğu için bu süreci anlatan kitaplar şimdiden yazıldı bile ve daha yazılmaya devam edecektir. Bununla birlikte yakın zamanlarda pandemi ve virüs filmlerini de göreceğiz tabi öncelikle sinemaların açılması gerekecek…

Sağlıklı günler dilerim.

LKB

Yorumlar

yorumlar

Hakkında Kayıhan Badalıoğlu

1973 yılında Ankara'da doğdum. TED Ankara Koleji'nden sonra Anadolu Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü'nden mezun oldum. 1998 yılında "Management Trainee" olarak başladığım bankacılığı 2000-2003 yılları arasındaki özel sektör, yerel yönetimlerde finans ve dış ticaret görevlerinden sonra aralıksız olarak 2013 yılına kadar sürdürdüm. Profesyonel kariyerinin 12 yılını kapsayan bankacılık döneminde sektörde faaliyet gösteren çeşitli bankaların genel müdürlük, bireysel bankacılık, teftiş kurulu, iç kontrol başkanlığı ve farklı şubelerde ticari ve KOBi portföy yönetimi görevlerinde bulundum. 2014 yılı itibariyle orta ve küçük işletmelere finans, satış, pazarlama, iş geliştirme alanlarında danışmanlık hizmeti vermeye başladım. 2015 yılında Bilgi Üniversitesi Sosyal Medya Uzmanlığı Sertifika Programını tamamladım. Çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren firmaların sosyal medya hesaplarının yönetimi, içerik geliştirilmesi, stratejik planlaması, hizmet ve markanın sosyal medyada gelişimine yönelik çalışmalar yapıyorum ve işletmelerin web sitelerinin yönetimi konusunda hizmet veriyorum. Lise yıllarında başlayan müzik faaliyetlerime amatör olarak devam ederken hobi olarak blog yazıları yazmak ve fotoğraf çekmek hayatıma mutluluk katıyor.

İlginizi Çekebilir

Pandemi Kuyrukları

28 Kasım 2020 Cumartesi Yazısı Yazımın konusu cuma günü ile ilgili olsa da bu zihniyeti …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir