Muhsin Bey Filmi

Yine klişe ama doğru bir kalıbı kullanacağım Yavuz Turgul’un yazdığı ve yönettiği ”Muhsin Bey” filmini anlatmak için.  Türk sinema tarihinin önemli eserlerinde biridir ”Muhsin Bey” diyerek  yazıma başlıyorum. Ben yetmişlerin başlarında doğdum ve seksenler çocukluk yıllarımdı.  Seksenlerin ülkeye getirdiği şartlardan da kaynaklı, o yıllarda sinemaya gitmek yerine daha çok  TRT’de haftasonları yayınlanan filmleri seyrediyordum. Zaten Ankara’da da sinema olarak gidebildiğimiz  artık anılarımızda kalan Akün, Arı, Kızılırmak sinemaları ve halen o yıllardan faaliyetine devam edebilen nadir işletmelerden Kavaklıdere sinemaları vardı.

” Muhsin Bey ” filminin başrol oyunucusu Şener Şen, o yıllardaki Hababam Sınıfı serileri, Süt Kardeşler, Tosun Paşa filmlerinde oynadığı komedi roller ile tanırken bir anda Muhsin Kanadıkırık tiplemesiyle seyircinin karşısına daha farklı bir karakterle çıkıyordu. Film  1987 yılından sonra rol aldığı işlerde, Şener Şen’nin komedyen kimliği daha toplumsal ve sağlam karakter rollerine evrilerek yan karakterlerden başrollere geçiş yapıyordu. Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni (1990), Gölge Oyunu ( 1992), Amerikalı (1993) filmleri Şener Şen’nin Türk sinemasındaki yerini sağlamlaştırırken, 1996 yılı yapımı yine Yavuz Turgul’un senaryosunu yazıp yönettiği  ”Eşkiya ” filmi ile  zirvedeki yerini sağlamlaştıracaktı.

”Muhsin Bey” filmi Türk izleyecisine Ali Nazik karakteriyle Uğur Yücel’i de tanıştırıyordu. Yücel bu filmden sonra ilerleyen yıllarda sinema ve televizyonda kaliteli işlere belkide bu filmin açtığı yol ile imza atma fırsatı yakalıyordu.

Filmin konusu; hayatta öncelikle kendi prensiplerine bağlı olarak yaşayan eski müzik yapımcısı Muhsin Bey’in, ünlü olmak uğruna Urfa’dan İstanbul’a Muhsin Bey’in yanına gelen, saf türkücü Ali Nazik’in hikayesi olarak başlayıp, Muhsin Bey’in onur mücadelesine dönüşen olaylardır.

Türk müzik piyasasının bir döneminin fotoğrafını çeken film, kültürel yozlaşma olgusuna dikkat çekici bir yorumda bulunuyor. Yine bir klişe ama hem güldürerek eğlendirirken hem de dramatik sahneleriyle insanın içini parçalıyor. Filmin en güzel sahnelerinden olan Muhsin Bey ve Ali Nazik’in hayallerini paylaştıkları bölüm, bizlere farklı dünyaların insanlarının da aynı hedefler uğruna bir araya gelebileceğini gösterirken ayrıca nasıl farklı hayalleri olduğunu da önümüze seriyor.

Dünyanın hızla değişmesine rağmen, değerlerini koruyan insanların kazandığını mı yoksa kaybedenlerden mi olduğu sorusu bu filmin sonunda akla gelenlerden…

 

 

 

 

 

Hakkında Kayıhan Badalıoğlu

1973 yılında Ankara'da doğdu. TED Ankara Koleji'nden sonra Anadolu Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü'nden mezun oldu. 1998 yılında "Management Trainee" olarak başladığı bankacılığı 2000-2003 yılları arasındaki özel sektör, yerel yönetimlerde finans ve dış ticaret görevlerinden sonra aralıksız olarak 2013 yılına kadar sürdürdü. Profesyonel kariyerinin 12 yılını kapsayan bankacılık döneminde sektörde faaliyet gösteren çeşitli bankaların genel müdürlük, bireysel bankacılık, teftiş kurulu, iç kontrol başkanlığı ve farklı şubelerde ticari ve KOBi portföy yönetimi görevlerinde bulundu. 2014 yılı itibariyle orta ve küçük işletmelere finans, satış, pazarlama, iş geliştirme alanlarında danışmanlık hizmeti vermeye başladı. 2015 yılında Bilgi Üniversitesi Sosyal Medya Uzmanlığı Sertifika Programını tamamladı. Çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren firmaların sosyal medya hesaplarının yönetimi, içerik geliştirilmesi, stratejik planlaması, hizmet ve markanın sosyal medyada gelişimine yönelik çalışmalar yapmakta ve işletmelerin web sitelerinin yönetimi konusunda hizmet vermektedir. Lise yıllarında başlayan müzik faaliyetlerine amatör olarak devam etmekte olup hobi olarak blog yazarlığı ve dijital fotoğrafçılık ile ilgilenmektedir.

İlginizi Çekebilir

7. Koğuştaki Mucize

Türkiye’de yılın en başarılı gişe sonuçlarından birine imza atan 7. Koğuştaki Mucize, yurtdışında da seyirciden ilgi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir