Dünyanın En İlginç Beş Mimarisi

Mimarlık her zaman insan uygarlığının göstergesi olarak kabul edildi. Eski uygarlıklar genellikle tarihçiler tarafından ortaya çıkarılan mimari örneklerin kalitesi ve standardına göre değerlendirildiler.

Modern dünyada, mimarlar benzersiz tasarımlar ve teknolojiler denemeye başladılar. Yeni teknikleri binalara dahil etmeyi öğrendiler. Sonuç olarak, yeni çağ mimarileri yeni bir zariflik düzeyine ulaştı. Bazı mimarlar doğadan ilham almış ve onun eşsiz yaratımlarını takip etmiş, bazıları ise görenleri hayrete düşürecek yapılar inşa etmek için doğanın genel kurallarına karşı çıkmışlardır. Bu yazıda, dünya çapındaki bu muhteşem beş bina hakkında bilgi vereceğiz.

Harpa Konser Salonu ve Konferans Merkezi

Bu konser salonu ve konferans merkezi İzlanda’nın küçük bir limanına inşa edilmiştir. Göz kamaştıran çok renkli camlarla yapılmış muhteşem bir yapıdır. Çok sayıda gezgini Reykjavik’e çekmeye başladı. Önceden huzurlu ve sessiz sahil kasabası, şimdi enerjik gezginlerle dolu bir şehir haline geldi. LED ışık kayışları, bu binanın geceleri daha muhteşem görünmesini sağlamaktadır. Harpa konser salonu ve konferans merkezinin benzersiz yapısı, ünlü ve yetenekli sanatçı Olafur Eliasson tarafından tasarlanmıştır.

Linked Hybrid

Birbiriyle bağlantılı sekiz yüksek gökdelen birlikte Linked Hybrit olarak anılır. Bu yapı, yeni çağ mimarisinin harika bir örneğidir. 2009 yılında Steven Hall Architects tarafından Çin Halk Cumhuriyeti’nin başkenti Pekin’de inşa edilmiştir. Zeminde, insanların bir binadan diğerine kolayca hareket edebilmeleri ve birbirleriyle karışabilmeleri için çok fazla açık alan vardır. Binaların içinde alışveriş merkezleri, okul, bahçeler ve restoranlar bulunmaktadır. Gökdelenleri birbirine bağlayan taş ve camdan yapılmış köprülerde bile dükkanlar ve kafeler vardır.

Burj Khalifa

Burj Khalifa dünyanın en yüksek gökdeleni olup 828 mt yüksekliğindedir. Dubai’de yer almaktadır. Her yıl yüzlerce ve binlerce gezgin bu eşsiz binayı görmek için Dubai’ye akın etmektedir. Gökdelen 162 katlıdır. Her katta ofisler ve restoranlar bulunmaktadır.

The Shard

2012 yılında inşa edilen Shard, 72 katlı benzersiz bir yapıdır. Londra’da Thames nehrinin güney kıyısında bulunmaktadır. Sekiz açılı camdan yapılmış cephe, sadece Londra’nın güzel silüetini yansıtırken, aynı zamanda ziyaretçilere iç mekanlara da bir bakış sağlar.

Parrish Sanat Müzesi

Parrish sanat müzesi, muhteşem mimarisiyle de gezginleri cezbeder. Herzog & de Meuron Architects tarafından tasarlanmıştır. Bina 2012 yılında New York’ta inşa edilmiştir. Bu müzenin mimarisi, eski günlerin büyüleyici ahırlarından ve küçük sanatçı kulübelerinden esinlenmiştir.

Kaynak : designbuzz.com

Yorumlar

yorumlar

Hakkında Kayıhan Badalıoğlu

1973 yılında Ankara'da doğdum. TED Ankara Koleji'nden sonra Anadolu Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü'nden mezun oldum. 1998 yılında "Management Trainee" olarak başladığım bankacılığı 2000-2003 yılları arasındaki özel sektör, yerel yönetimlerde finans ve dış ticaret görevlerinden sonra aralıksız olarak 2013 yılına kadar sürdürdüm. Profesyonel kariyerinin 12 yılını kapsayan bankacılık döneminde sektörde faaliyet gösteren çeşitli bankaların genel müdürlük, bireysel bankacılık, teftiş kurulu, iç kontrol başkanlığı ve farklı şubelerde ticari ve KOBi portföy yönetimi görevlerinde bulundum. 2014 yılı itibariyle orta ve küçük işletmelere finans, satış, pazarlama, iş geliştirme alanlarında danışmanlık hizmeti vermeye başladım. 2015 yılında Bilgi Üniversitesi Sosyal Medya Uzmanlığı Sertifika Programını tamamladım. Çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren firmaların sosyal medya hesaplarının yönetimi, içerik geliştirilmesi, stratejik planlaması, hizmet ve markanın sosyal medyada gelişimine yönelik çalışmalar yapıyorum ve işletmelerin web sitelerinin yönetimi konusunda hizmet veriyorum. Lise yıllarında başlayan müzik faaliyetlerime amatör olarak devam ederken hobi olarak blog yazıları yazmak ve fotoğraf çekmek hayatıma mutluluk katıyor.

İlginizi Çekebilir

Nezihe Muhiddin

2. Meşrutiyetin 1908 yılında ilanı ile Osmanlı’da özgürlük ve eşitlik rüzgarları esmeye başlamıştı. Böylesi bir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir