Domatesin Bilinmeyen Hikayesi

Domates, Patlıcangiller ailesinden diğer adı Solanum Iycopersicum olan bir meyvedir.  Bilinenlerin aksine sebze değildir.  Anavatanı Orta ve Güney Amerika olan bir meyvedir. Amerikan Mahkemesi’nin 1893 yılında aldığı bir kararla domates meyve olarak sınıflandırılmıştır. İlk olarak M.S 700’lerde Bolivya ve Peru da rastlanan domatesin ilk türleri sarı ve küçük şekillerde olmuş.

Ülkemizde yıllardır süren bir söylem vardır. Acaba Fatih Sultan Mehmet niçin domates yemedi diye. Hatta patates ve biber de yememiş padişah. Bu sorunun cevabı padişahın domatesi sevmemesi değil Fatih’in hüküm sürdüğü dönemde daha domatesin Osmanlı topraklarına gelmemesidir. Domatesin anavatanı Amerika kıtasıdır. Amerika kıtası da 1492 tarihinde keşfedilmiştir. Bu sebzeyi Fatih yiyemediği gibi Avrupa kıtasında da çoğu ülke bu meyve ile tanışmamıştır o yıllarda.

Domates sürekli sebzeler ile birlikte saklandığı için 1893 yılında Amerika’da bir mahkemenin aldığı kararla meyve sınıfına sokulmuştur. İtalya’da domates ilk başlarda sarı renkte üretilmeye başlandı. Renginden dolayı İtalyanlar domatese ‘altın elma’ ismini vermişlerdir. Uzun bir süre geçmeden kırmızı tür domatesler üretilmeye başlanmıştır. Domates, Avrupa’da ilk çıktığında zehirli olduğu gerekçesiyle çoğu Avrupalı tarafından yemek istenmemiştir. 1900’lü yıllara kadar Avrupalıların bu tutumu devam etmiştir. Benzer durum ülkemizde Denizli’de yaşanmış. Avrupa ile hemen hemen aynı yıllarda, kırmızı domates, çürük olduğu düşüncesiyle uzun süre yenmemiş. Kırmızı domatesler çürük diye Rumlara verilirmiştir.

Osmanlı Mutfağında daha fazla kuru baklagiller ve et yemekleri tüketiliyor, meyve ve sebzeler ise tatlandırmak amacıyla kullanılıyordu. Osmanlı mutfağının domates ile buluşması 18. yüzyılda oldu. Anadolu’ya gelen ilk domateslerin yeşil ve küçük domatesler olduğu bilinmektedir. Zeytinyağlı dolması ve yemeği yapılan domates daha sonraları çok sevilen bir yiyecek oldu.

Avrupalı insanlar için domates uzun zaman önce aşk meyvesi olarak isimlendiriliyordu. Domatesin insanları romantik yaptığına inanılıyordu.

Bugün geldiğimiz dünyada yaklaşık 125 milyon ton domates üretiliyor. Çin, Amerika Birleşik Devletleri’nde sonra domates üretiminde Türkiye 3. sıradadır. Ülkemiz 10 milyon ton civarında domates üretmektedir.

Domates bir likopen kaynağıdır. Ancak ısı ve işlem görmüş domates daha çok likopen üretir. Likopen insan vücudunun üretmediği ancak sebze ve meyvelerde doğal olarak bulanan bir maddedir. Likopen ismi domatesin latince ismi olan Solanum Iycopersicum’dan gelir. Likopen güçlü bir antioksidan kaynağı olup zarar görmüş hücreleri onaran bir maddedir.

food-wood-tomatoes

Hakkında Barış Özgür

İstanbul Üniversitesi Siyasal mezunu. Galatasaray taraftarı. Gitar ve piyano çalar, şiir yazar, kitap tutkunu ve Yusuf'un babası.

İlginizi Çekebilir

French Press ile Kahve Zevki

Eğer kaliteli bir kahve demlemek istiyorsanız,  French Press bunun için en düşük maliyetli ve en kolay …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir