120 Yıllık Olimpiyatlar ve Türkler

Modern Olimpiyat Oyunları’nın ilk Atina’da düzenlenmeye başlamasından bugüne tam  120 yıl geçmiş. İlk oyunlara sadece 14 ülkeden 241 sporcu katılmıştı. Bizim millet olarak  ilk katılımımız ise 1908’de Londra’da düzenlenen olimpiyat oyunlarıydı. Jimnastik dalında Galatasaray Lisesi öğrencisi Aleko Mulos  Osmanlı İmparatorluğu’nu temsil ediyor ve bu toprakların olimpiyata katılan ilk sporcusu oluyordu. 1936 yılında ilk madalya Ahmet Kireççi tarafından ata sporumuz güreş branşından geliyordu. İlk altında madalya da yine aynı branştan Yaşar Erkan tarafından kazanılıyordu.

Bugüne kadar katıldığımız 21 olimpiyatta toplam 70 sporcumuz toplamda 86 madalya kazanmıştır. Bu madalyaların 58 tanesi ata sporumuz güreşten kazanılmıştır. Olimpiyat tarihimizin en başarılı sporcuları ise aldıkları üçer altın madalya ile haltercilerimiz Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu olmuşlardır. Söz konusu rakamlar Yaz Olimpiyatları’na ait olup ülkemiz 1936 yılından beri sporcu gönderdiği Kış Olimpiyatları’nda henüz  madalya alamamıştır. Bunun yanında madalya kazandığımız branşlar güreş, halter, teakwando, atletizm, judo ve bokstur. Ayrıca takım sporlarında halen bir madalyamız bulunmamaktadır. Olimpik spor branş adedinin otuzun üstünde olduğunu düşündüğümüzde ülkemizin olimpik branşlardaki başarı yelpazesini genişletmesi gerektiği açıktır. Tüm olimpiyatlarda ülkelerin aldığı madalya sayılarına baktığımızda Türkiye’den bir çok kategoride geri olan ülkelerin bizim aldığımız madalya adetlerinin üç dört hatta beş kat daha fazla sayıda madalya aldığını görmekteyiz.

Sonuç olarak son yıllarda Dünya ve Avrupa şampiyonlarında bireysel ve takım sporlarında geçtiğimiz seksenli yıllara nazaran çok daha büyük başarılar elde ettiğimiz aşikardır fakat  Olimpiyat tarafında ne yazık ki çok çok gerilerdeyiz.

Yorumlar

yorumlar

Hakkında Kayıhan Badalıoğlu

Ankara’da doğdum. TED Ankara Koleji’nin ardından Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü'nden mezun oldum. 1998 yılında bankacılık sektöründe başladığım profesyonel kariyerimde, 2013 yılına kadar perakende bankacılık, iç denetim, genel müdürlük ve KOBİ portföy yönetimi gibi alanlarda sorumluluklar üstlendim. 25 yılı aşan finans ve denetim tecrübemi, 2014 yılından bu yana kurumsal danışmanlık alanına taşıyarak işletmelerin ölçülebilir büyüme hedeflerine rehberlik ediyorum. Finans, pazarlama ve iş geliştirme konularındaki birikimimi, Bilgi Üniversitesi’nden aldığım Sosyal Medya Uzmanlığı eğitimiyle birleştirerek geleneksel iş disiplinini modern dijital stratejilere aktarıyorum. Profesyonel çalışmalarımın yanı sıra lise yıllarımdan bu yana müzikle ilgilenmekteyim. Yurt içi ve yurt dışı seyahatlerim sırasında edindiğim izlenimleri, fotoğraf çalışmaları ve blog yazıları aracılığıyla kayıt altına alıyorum.

İlginizi Çekebilir

2025 Ve Sonrası Spor Dünyasında Trendler

Spor endüstrisi, teknolojik gelişmeler ve spor tutkunlarının yeni deneyimlere olan artan talepleri sayesinde dinamik bir …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir