Van Gezi Notlarım – Bölüm 1

Çok uzun zamandır Doğu Anadolu’ya seyahat yapmak istiyordum. Her ne kadar hava şartları itibariyle yanlış bir zamanlama ile gezimi gerçekleştirsem de çok keyifli bir tur oluyor. Bu yazımı halen gezimin ikinci durağı Ağrı’dan yazıyorum ve gezip gördüğüm yerler ve bu bölge hakkındaki düşüncelerimin üzerinden fazla vakit geçmeden sıcağı sıcağına yazmak istedim.

Yazımın içeriği benim öncelikle görmeyi tercih ettiğim yerler ve çektiğim fotoğraflardan oluşacak. Mekanlar hakkında tarihi bilgi vermeyeceğim zaten internette yeteri kadar bilgi bulmak mümkün.

Van’a uçakla geldim ve üç gün kaldığım bu şehirde yakın çevreyi gezmek için iki günlük araç kiralama gerçekleştirdim. Ziyaret ettiğim kale ve müze şehir merkezine çok yakın olduğu için ilk gün toplu taşımayı kullandım. Van’da en çok minibüsler kullanılıyor ve kolayca istediğiniz yere gidebiliyorsunuz. Bu arada havaalanı da şehre çok yakın olması sebebiyle otelinize çok uygun fiyata taksi ile ulaşabilirsiniz.

Konaklama için Sardur Hotel‘i tercih ettim. Çünkü otelin şehrin merkezinde olması ve daha önceki misafirlerin yaptığı yorumlar tercihimde etkili oldu. Otel personeli Van’da tanıştığım bir çok insan gibi çok misafirperver ve saygılıydı. Ayrıca kahvaltısı da gayet yeterliydi. Van kahvaltı salonlarında verilen kahvaltı çeşitlerinin çoğu açık büfede mevcuttu.

Tabi Meşhur Van kahvaltısını Van’ a kadar gelip yapmamak olmaz diye bir gün de dışarıdaki kahvaltıcılardan birine gitmeye karar verdim. Van’da kahvaltıcıların olduğu bir sokak var. Yolum o sokağın en meşhur olanlarından Sütçü Kenan kahvaltı salonuna düştü. Nefis ürünlerin olduğu bir Van kahvaltısı yaptım. İşletmenin sahibi Kenan Bey’in oldukça misafirperver ve konusuna hakim başarılı bir işletmeci olduğunu belirteyim. Yolunuz Van’a düşerse Sütçü Kenan kahvaltı salonuna uğramanızı tavsiye ederim.

Sütçü Kenan’dan Van Kahvaltısı

Doğu Anadolu gezimin üç gününü ayırdığım Van’da ilk gün Van Müzesi, Van Kalesi ve Van Gölü kenarındaki Van iskele sahiline gittim.

Van Kalesi, Van şehrine 5 km uzaklıkta bulunan sarp bir kayalık üzerine inşa edilmiştir. Kaleye tırmanmak biraz yorucu olsa da sonunda Van şehrini oldukça tepeden keyifle izleyebiliyorsunuz.

Van Kalesi ( Fotoğraflar : Kayıhan Badalıoğlu )

Ayrıca Van’nın restore edilmiş eski evleri de hemen kalenin dibinde bulunuyor.

( Fotoğraf : Kayıhan Badalıoğlu )

Van Müzesi, Van Kalesi’ne giderken hemen karşı tarafında yer alıyor. Gerçekten insanı etkileyen tarihi eserler ile donatılmış. Van tarihi hakkında çok faydalı bilgiler veriyor. Ayrıca müzede o dönemleri yansıtan mumya heykellerin yer aldığı canlandırmalar çok başarılı.

Van Müzesi ( Fotoğraflar : Kayıhan Badalıoğlu )

Van şehrinde eski zamanlardan kalan ve farklı medeniyetlere ait bir çok kale bulunmaktadır. Gezinizi planlarken aklınızda bulunsun.

Van Gölü’nü Vanlılar deniz olarak nitelendiriyor. Gölün etrafında bir çok sahiller ve plajlar bulunmakta. Ben Van iskelesi sahiline gittim. Manzara etkileyiciydi. Sahilde yörenin meşhur balığı inci kefalini yemenizi tavsiye ediyorlar. İnci kefali, Van Gölü’nün tek balık türü. Ben de bu tavsiyeye uydum. Martı Cafe’de inci kefali ve diğer balık çeşitlerini bulabilirsiniz. Ayrıca fiyatlar İstanbul’daki balıkçılara göre çok uygun.

İnci Kefali ( Van Balığı )
( Fotoğraf : Kayıhan Badalıoğlu )

Göl manzarasının muhteşemliği özellikle de gün batımını seyretmek son iki senedir pandeminin sebep olduğu eve kapalı hayattan sonra ilaç gibi geldi. Onlarca fotoğraf çekip güneş batana kadar sahilden ayrılamadım.

Van Gölü İskele Sahili ( Fotoğraf : Kayıhan Badalıoğlu )

Yazıma son vermeden bir tane de meşhur Van kedisi fotoğrafı buraya bırakayım. Van’da geçirdiğim diğer iki günü sonraki yazımda paylaşacağım.

Van Kedileri ( Fotoğraflar : Kayıhan Badalıoğlu )

Sitemizdeki diğer seyahat yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

LKB

Yorumlar

yorumlar

Hakkında Kayıhan Badalıoğlu

1973 yılında Ankara'da doğdum. TED Ankara Koleji'nden sonra Anadolu Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü'nden mezun oldum. 1998 yılında "Management Trainee" olarak başladığım bankacılığı 2000-2003 yılları arasındaki özel sektör, yerel yönetimlerde finans ve dış ticaret görevlerinden sonra aralıksız olarak 2013 yılına kadar sürdürdüm. Profesyonel kariyerinin 12 yılını kapsayan bankacılık döneminde sektörde faaliyet gösteren çeşitli bankaların genel müdürlük, bireysel bankacılık, teftiş kurulu, iç kontrol başkanlığı ve farklı şubelerde ticari ve KOBi portföy yönetimi görevlerinde bulundum. 2014 yılı itibariyle orta ve küçük işletmelere finans, satış, pazarlama, iş geliştirme alanlarında danışmanlık hizmeti vermeye başladım. 2015 yılında Bilgi Üniversitesi Sosyal Medya Uzmanlığı Sertifika Programını tamamladım. Çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren firmaların sosyal medya hesaplarının yönetimi, içerik geliştirilmesi, stratejik planlaması, hizmet ve markanın sosyal medyada gelişimine yönelik çalışmalar yapıyorum ve işletmelerin web sitelerinin yönetimi konusunda hizmet veriyorum. Lise yıllarında başlayan müzik faaliyetlerime amatör olarak devam ederken hobi olarak blog yazıları yazmak ve fotoğraf çekmek hayatıma mutluluk katıyor.

İlginizi Çekebilir

Elbruz Dağı Tırmanışı – Bölüm 3

Gözüm,  yukarıdan inen , eski püskü teleferikten çıkan dağcılara takılıyor. Kimbilir kaçı zirveye ulaştı, kaçı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir