Başlık klişe bir cümle içeriyor gibi gözükse de, 2017 yılı Grammy ödülleri bu dansın bir şekilde fiili olarak hayata geçmesine tanıklık etti. Çağımızda popüler kültüre aracılık eden medyayı izleyen çoğu kişi Lady Gaga’nın Metallica ile son albümünden çıkan ikinci single’ının ,”Moth into Flame”, bu ödül törenindeki performansını seyretmiştir.
Çoğu old-school metal sevenler, ki bende bu grubun içerisindeyim, bu medyatik pazarlama girişiminin heavy metal ruhuna aykırı olduğuna dair göndermeler yapmakta birkaç gündür. Bu yorumların yapılması kapsamında sanırım, günümüzde halen rock-metal ruhu vb özelliklerin yaşayıp yaşamadığına göz atılmasında da fayda olduğunu düşünmekteyim. Tabi rock-metal ruhu tanımlamaları, müziğin felsefesi vb özellikler başka bir yazının konusu olarak kalmasında ciddi fayda görmekteyim.
Peki bu gösteri gerçekten olmalı mı, yoksa karşı çıkanların gerçekten haklılık payları var mı? Maalesef bir old-school metal-rock seven de olsam, sanırım söz konusu gösterinin gerçekleşmesinden haz duymasam, gerçekleşmesinde ve gösteriye sunulmasında herhangi bir beis görmeyenler arasında yer alıyorum.
Sanırım bu konu üzerinde Metallica’nın özelinde giderek ilerlemekte fayda olacağını düşünmekteyim. Metallica’nın tüm albümlerine şöyle bir bakıldığında, politikaya dokundurmadan sistem eleştirisinin (Load ve Reload albümleri haricinde) tepe olduğunu sanırım çoğu insan kabul edecektir. Son albümlerinde 21. yy. içerisinde gelişen teknolojik girişimlerin biz insanları nasıl esir aldığına değinmekte iken, Lady Gaga gibi bir medya ve popüler ikonun bu albümden bir parçayı beraber seslendirmelerinin felsefik açıdan faydalı olduğunu düşünenler arasındayım.
Metallica’nın post modern zamanların kapitalist bir thrash metal grubu olduğunu söylemek sanırım gayet doğru olacaktır. Metallica …And Justice For All albümünün getirmiş olduğu büyük kazanım ile; 15 yıl boyunca thrash metal tonlarından vazgeçerek heavy-metal, hard rock çizgisine geçmiş, ki bu alanda belki de gelmiş geçmiş en büyük 10 albümden birisine de imza atmış, bu geçiş sürecinde kapitalizmin nimetlerinden büyük oranda faydalanmış, 2001 Napster faciası ile kapitalizme ne derece düşkün olduğunu kanıtlamış, 2008-2016 yıllarında çıkardıkları iki albüm ile thrash metali hatırlayarak köklerine dönmeye karar vermiş bu ağır kapitalist zamanların metal dünyasındaki maalesef taşeronu konumuna gelmiş ancak hale gelmiş geçmiş en büyük thrash metal grubu olma ünvanını da sonuna kadar hak eden bir grup olarak karşımızdadır.
Bu Metallica tanımı bağlamında yapımcıların ve dolayısıyla da kapitalizmin Grammy törenlerindeki bu eşlemesine maruz kalmasına şaşırmamak gerektiğini düşünmekteyim. Ve tabi eğer Metallica bir popüler kültür ikonunu kendi sert thrash riffleri ile terbiye edebiliyorsa, bu benim gibi Metallica ne yaparsa güzeldir diyen old-school metal sevenler için bir nimettir.

Sosyalmedyaloji Sosyal Medya Haber ve Bilgi Platformu