Nezihe Muhiddin

2. Meşrutiyetin 1908 yılında ilanı ile Osmanlı’da özgürlük ve eşitlik rüzgarları esmeye başlamıştı. Böylesi bir özgürlük ortamında tartışılmaya başlanan konulardan biri de kadın haklarıydı. İslami kadın – Avrupalı kadın fikir çatışmaları çeşitli mecralarda sıkça yaşanır hale gelmişti. İzmir, İstanbul, Selanik gibi şehirlerde yaşayan eğitimli kadınların başı çektiği kadın hakları çalışmaları da yavaş yavaş Osmanlı’da feminist hareketin sinyallerini veriyordu.

Kadın hakları savunucusu kadınlardan birisi de Nezihe Muhittindi. Nezihe Muhittin 1889 yılında Kandilli’de dünyaya geldi. Eğitimini tamamladıktan sonra 1909 yılında Kız İdadi Mektebinde fen öğretmenliği yapmaya başladı. Daha sonra çeşitli okullarda müdürlük yaptı. Savaş zamanı İlk Tedavi Hastanesi’nde öğrencileriyle birlikte hastabakıcılık yaptı.

Siyasi ve sosyal konulara duyarlı bir kadındı. Bu duyarlılığın temelleri çocukluğunda Kuzeni Nakiye hanımla annesinin sosyal ve toplumsal konular üzerine yaptıkları sohbetleri dinlediği esnada atılmıştı.

Bir yandan kadın hakları ile ilgili faaliyetler içerisindeyken aynı zamanda Sabahİkdam gibi gazetelerine sosyoloji, pedagoji, psikoloji konularında ilk makaleler yazıyordu.

Nezihe Muhiddin, kadınların sorunlarını işleyen, evliliklerde erkeklerin tutumlarını eleştiren romanlar yazdı. Edebi hayatı boyunca da eşinin yerine babasının soyadını kullandı.

1913 yılında “Türk Hanımları Esirgeme Derneği”’nin kuruluşunda yer aldı ve derneğin genel sekreterliğini yaptı.

Aynı dönemde Donanma Cemiyeti’nin kadınlar şubesinin de kurucuları arasında yer aldı.

İstanbul’un işgalinin ardından toplanan Milli Kongre’nin delegeleri arasında yer aldı.

Kadınların siyasi hayatta yer almaları konusu her şeyden daha fazla kafasını meşgul ediyordu. Bu konudaki ilk girişimi 13 kadın arkadaşıyla birlikte kadınların siyasi hakları için bir kadın şurası toplamak oldu. 15 Haziran 1923’te Darülfünun Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen şurada Kadınlar Halk Fırkası adıyla siyasi bir parti kurma kararı alındı. Her ne kadar seçim kanununa göre kadınların siyasi temsili mümkün olmasa da yine de parti kuruluş dilekçesi verildi. Dilekçe, parti kuruluşunun seçim kanuna aykırı olmasından dolayı reddedilince  Kadınlar Halk Fırkası Türk Kadınlar Birliği isimli bir derneğe dönüştü.

7 Şubat 1924 tarihinde kurulan derneğin amacı “Kadınlığı düşünsel ve sosyal alanlarda yükselterek modern ve olgun bir düzeye eriştirmekti Türk Kadınlar Birliği’nin başkanlığını üstlenen Nezihe Muhiddin. 1925’te “Türk Kadın Yolu” dergisini kurdu. Sahibi ve genel yayın yönetmeni olduğu dergi 30 sayı çıktı; kadınların siyasal taleplerinin duyurulması için yayın yaptı.

1925 yılında henüz kadınların siyasal haklarının tanınmamış olmasına rağmen Türk Kadınlar Birliği tarafından Nezihe Muhiddin, Halide Edip ile birlikte milletvekilliği için aday gösterildi. Amaç, seçimler sırasında konuyu gündeme getirerek kamuoyunu ve Büyük Millet Meclisi’ni kadınlara oy verme hakkı için etkilemekti.

5 Aralık 1934 günü Meclis’de kadınlara seçme ve seçilme hakkını veren kanun değişikliğini kabul edildi. Nezihe Muhiddin, seçme ve seçilme hakkının verilmesinden sonra 1935’teki ilk seçimde İstanbul’dan bağımsız aday oldu.

Hakkında açılan asılsız davalardan dolayı kırgın bir halde evine çekildi.

Nezihe Muhiddin, 1958 yılında İstanbul’da bir akıl hastanesinde hayatını kaybetti.

Yorumlar

yorumlar

Hakkında Cemal Gürlek

TED Ankara Koleji '91 ekolünden, eski televizyoncu eskimekte olan bir turizmci... Hevesli ve amatörce yazmaya çalışan, çokça tarihe, yeni yeni felsefeye meraklı bir Kapadokyalı...

İlginizi Çekebilir

Osmanlıdan Günümüze Kahvehane Kültürü

Her ne kadar günümüzde eski önemini ve genel olarak işlevini yitirse de kahvehaneler ortaya çıktıkları …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir