Gelidonya Feneri

Gelidonya Feneri ‘ni anlatmadan önce gemicilere yol gösteren deniz fenerleri için bir iki kelam edelim… Deniz fenerleri, onların güvenliğini  sağlar , “yaklaşma buraya” derler, “tehlikeli” derler, “uzağımdan geç, kapılma benim büyüme”  derler, demek isterler ışıklarıyla….         

Peki ya oraya karadan ulaşmaya çalışanlara ne der ki içten içten?

“Gel, ben buradayım”, “Bak! Nasıl da yol gösteriyorum etrafıma ışığımla, gel sen de gel” .

Denizcilere “git” derken, karadakilere adeta “gel” davetiyesi çıkarır fenerler, zıtlıklarla dolu olarak…

Çeker kendisine huzuru arayanları mistik bir şekilde…

Buna hangi ademoğlu karşı koyabilir acaba ?

Evet, karşı koyamadık ve adeta büyülenmiş olarak yürüdük o fenere , sessizce, merakla. Kah daracık bir patikadan, kah taşlı, kah ağaç kökleri ile kaplanmış yollardan. Kıvrıla kıvrıla ilerledik Fener’e doğru, her bir adımda kalbimizin atışının heyecandan nasıl da hızlandığını duyarak. Sonuna doğru Beşadalar altımızda, Fener ise tam tepemizde belirdi tüm haşmetiyle. İşte o anda Fener’in büyüsüne kapılmış bir şekilde yürüdük son metreleri ve ordayız işte, yanındayız. O fener ki Akdeniz’in en güzel, en mistik, en çekici, en yüksek, en ulu, en en en …..

O kadar çok çoğaltabilir ki bu sıfatları oraya giden herkes kendince. Çok mu mübalağa bilmiyorum ama tek bir sıfat gerekirse bence  “En etkileyicisi”… Neresi diye merak mı ediyorsunuz?

Tabii ki;

Gelidonya Feneri, kayıtlı adıyla Muavin (Taşlıkburnu) Feneri

Gelidonya Feneri adı çok daha ihtişamlı, bu adı kullanmak insanın kendisini çok daha iyi hissetmesini, ona gereken saygıyı gösterdiğini anlamasını sağlıyor.

Öyle bir fener ki Gelidonya;

Sol tarafına Suluada’yı, Antalya Körfezi’ni, Pamfilya Denizi’ni,

Sağ tarafına Finike Körfezi’ni, Likya Denizi’ni,

Tam karşısına Beş Adalar namı-ı diğer Gelidonya Adaları’nı almış,

Selamlar önündeki alabildiğince uzanan Akdeniz’in mavi sularını,

Dayamışken sırtını Markiz Dağı’na,

Çam ormanları sarmışken omzunu bir şal gibi…

Gelidonya adının “Kaledonya”dan geldiği söylenir. Likya dilinde “Kırlangıç” demektir Kaledonya. Kırlangıçlar göç yolu üzerinde bulunan bu noktada mola verirlermiş. Özgürlüğüne düşkün, esaret tanımayan, Romalıların posta kuşu olarak kullandığı kırlangıç kuşu, haberci kırlangıç..

Deniz fenerleri de bir tür haberci değil midir? Özgürlüğüne düşkün, bıraksan ayaklanıp denize, hemen dibindeki suya kavuşacak ama denizcileri uyarma görevi uğruna sineye çeken fenerler. Gelidonya Feneri, ulu haberci. Benzerlik tesadüf müdür?

Ya etrafındaki zeytin ağaçları. Zeytin ağaçları ile bezeli olan Fenerin kutsallığı  acaba  Athena’nın kutsal zeytin ağacından mı geliyor? Kim bilir?

En derin yeri hemen birkaç mil önünde başlayan Doğu Akdeniz’e Anadolu’nun en yüksek noktasında konuşlanmış olarak bakan feneri Gelidonya…

Sen yokken nice gemiler bu adalara çarparak Akdeniz’in derinliklerine gömülmemiş miydi sen pırıl pırıl çakmaya, görevine başlamadan 1936’dan önce?

Hele ki en dünyanın en yaşlı batıklarından biri “Gelidonya Batığı” uyumuyor muydu karşında, Bodrumlu bir süngerci tarafından tesadüfen bulunmadan 1950’lerde?

Evet öyle bir fener ki Gelidonya;

  • Batarken güneş denizin üzerinden,   
  • Çökerken karanlık yavaşça,
  • Yer değiştirirken güneşle ay,
  •  “Kal, gitme, bu geceyi geçir benimle burada, inan pişman olmazsın yıkanırken ayın ışığıyla  “ der sanki.

Sanki o an, denizden 200 mt. yüksekte olan bu ulu fenerle konuşmaya başlarsın.

“Evet, haklısın böyle bir günbatımını daha önce yaşamadım, belki bu kadar güzel bir gündoğumunu da seninle birlikte yaşarım. Ama bir daha ki sefere, söz.”

Likya Yolu’nun Karaöz – Adrasan arasındaki 8. km.sinde bulunan bu feneri bir kez  ziyaret eden büyülenmiş bir şekilde kopamaz oradan. O fener devamlı çağıracaktır onları , o Masal Ülkesi’ni ziyaret edenleri. Evet, sanki bir masalın içindeymiş gibi hissederken kendini , suratlara bir gülümseme çöküverir, konuşmalar durur, sessizlik içinde sadece Farid Farjad ’ın o muhteşem kemanı  ve fenerin ihtişamı dinlenmeye başlar rüzgarla birlikte gelen çam kokusunun eşliğinde.

Ama dönmek lazımdır ayışığının rehberliğinde geriye…

Veda vaktidir artık.

Masalın baş kahramanı olan Gelidonya Feneri, bir tutam gün batımı, biraz çam kokusu, bolca Akdeniz ve siz…. 

Aslında özeti budur.

Işık Ülke’sinin ışık saçan feneri… Ömrün sonsuz olsun, olsun ki gelecek kuşaklarda senin ışığından büyülensin ve kavuşsun sana…

Fotoğraflar : Uygar Civelek

Bu arada Yedigöller ‘in tam zamanı  rotanızı çevirecekseniz buradan önce şu muhteşem görüntülere de bir göz atın derim.        

           

           

           

           

         

Yorumlar

yorumlar

Hakkında Sıtkı Ergun

Doğa tutkunu

İlginizi Çekebilir

Burger King Sevgililer Günü Kampanyası

Dünya üzerindeki ürün ve hizmet satan paydaşların bir kısmının dörtgözle beklediği 14 Şubat Sevgililer Günü …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir