Türkiye yeni bir seçime hızla ilerlerken, biz de sizlere seçim sistemimiz ve dünyada kullanılan diğer seçmen sistemleri hakkında bilgi vermek istedik. 14 Mayıs pazar günü yapılacak seçimlerde ” D’Hondt Seçim Sistemi ” olarak adlandırılan sistem kullanılacak. Belçikalı matematikçi ve hukukçu Victor D’Hondt tarafından 1878 yılında geliştirilen bu seçim sistemi, D’Hondt yöntemi veya D’Hondt formülü olarak da bilinmektedir.

D’Hondt Seçim Sistemi, Avrupa ülkeleri ( İspanya, Portekiz, Belçika, İsrail, İsveç ) ve Latin Amerika’daki seçimlerde yaygın olarak kullanılmaktadır.
Birçok parti veya adayın yarıştığı bir seçimde, sandalyelerin paylaşımını belirlemek için kullanıllan D’Hondt Seçim Sistemi, oyların bölümlü oran yöntemiyle paylaşımını belirler. Bu yöntem, her parti veya adayın aldığı oylara göre sandalyelerin paylaşımını belirler.
D’Hondt Seçim Sistemi Nasıl Çalışır?
- Oyların Sayımı: Seçimlerde ilk olarak, seçmenlerin oyları sayılır ve sonuçlar açıklanır.
- Toplam Oy Sayısı: Seçim sonuçlarında, her parti veya adayın aldığı toplam oy sayısı belirlenir.
- Bölümlü Oran Hesaplama: D’Hondt Seçim Sistemi, bölümlü oran hesaplaması kullanır. Bu hesaplama, her parti veya adayın aldığı oy sayısının, sandalye sayısıyla bölünmesiyle yapılır.
- Bölümlü Oranların Karşılaştırılması: Bölümlü oran hesaplaması sonucunda, her parti veya aday için bir dizi bölümlü oran belirlenir. Bu oranlar, parti veya adayların sandalyeleri almak için hak kazandığı sıralamayı belirler.
- Sandalye Sayısının Paylaşımı: D’Hondt Seçim Sistemi, sandalye sayısının paylaşımını belirlerken, her parti veya adayın bölümlü oranlarının karşılaştırılmasına dayanır. Sandalyeler, bölümlü oranlar sırasına göre dağıtılır.
D’Hondt seçim sisteminin nasıl çalıştığını bir örnek ile açıklayabiliriz:
Varsayalım ki, bir ülkede 100 sandalyeli bir meclis seçimi yapılıyor ve 3 parti var: A, B ve C. Toplam 400.000 oy kullanıldı ve partilerin oy sayıları şöyle:
- Parti A: 200.000 oy
- Parti B: 120.000 oy
- Parti C: 80.000 oy
Bu durumda, D’Hondt seçim sistemi kullanılarak sandalye dağılımı şu şekilde hesaplanır:
İlk olarak, her parti için bir sandalye atanır. Bu sandalye sayısı, parti veya adayların aldığı toplam oy sayısına bölünerek başlar. Yani:
- Parti A: 200.000 / 1 = 200.000
- Parti B: 120.000 / 1 = 120.000
- Parti C: 80.000 / 1 = 80.000
Bu durumda, Parti A, ilk sandalyeyi kazanır.
Daha sonra, her parti veya adayın oy sayısı, kazanılan sandalye sayısı dikkate alınarak yeniden hesaplanır. Yani:
- Parti A: 200.000 / 2 = 100.000
- Parti B: 120.000 / 1 = 120.000
- Parti C: 80.000 / 1 = 80.000
Bu durumda, Parti B, ikinci sandalyeyi kazanır.
Bu işlem, sandalyelerin tümü dağıtılana kadar devam eder. İşlemin sonunda, sandalyeler şu şekilde dağılır:
- Parti A: 33 sandalye
- Parti B: 20 sandalye
- Parti C: 13 sandalye
Yani, Parti A, aldığı oy sayısına rağmen sandalye sayısında diğer partilere göre daha fazla temsil edilecektir.

D’Hondt Seçim Sistemi Avantajları
- Daha Denge ve Adaletli
- D’Hondt Seçim Sistemi, sandalye sayısının paylaşımında adaletli bir yöntem kullanır. Partiler veya adaylar, aldıkları oylara göre sandalyeleri alırlar. Bu, daha dengeli ve adil bir temsil sağlar.
- Birden Fazla Adayı Ödüllendirme
- D’Hondt Seçim Sistemi, birden fazla adayın ödüllendirilmesine olanak tanır. Bu, herhangi bir parti veya adayın ezici bir şekilde kazanmasını engeller ve daha çeşitli bir temsil sağlar.
- Seçmenlerin Oylarının Değerlendirilmesi
- D’Hondt Seçim Sistemi, seçmenlerin oylarının doğrudan sandalyelerin paylaşımına katkıda bulunduğu bir sistemdir. Her parti veya adayın aldığı oy sayısının, sandalyelerin paylaşımına doğrudan etkisi vardır. Bu, seçmenlerin oylarının değerinin artmasını sağlar.
D’Hondt Seçim Sistemi Dezavantajları
- Büyük partilerin avantajı: D’Hondt Seçim Sistemi, büyük partilerin daha fazla sandalye kazanmasına neden olabilir. Çünkü büyük partiler, daha fazla oy aldıkları için hesaplama sırasında daha fazla çarpım yaparlar ve böylece daha fazla sandalye kazanırlar.
- Bölünmüş oyların dezavantajı: D’Hondt Seçim Sistemi, aynı seçim bölgesinde birden fazla parti veya adayın yarışması durumunda dezavantajlı olabilir. Bu durumda, bir parti veya adayın oyu diğerlerine göre daha az dağıtılmış olabilir ve sandalye kazanma şansı daha az olabilir.
- Azınlık temsilinin sınırlı olması: D’Hondt Seçim Sistemi, küçük partilerin sandalye kazanma şansını sınırlayabilir. Çünkü küçük partiler, yeterli oyu alamadıkları için hesaplama sırasında yeterince çarpım yapamazlar ve daha az sandalye kazanırlar.
- Siyasi istikrarsızlık: D’Hondt Seçim Sistemi, siyasi istikrarsızlığa neden olabilir. Çünkü seçimlerde bir parti veya adayın kazandığı sandalye sayısı diğer partiler veya adaylarla benzer olabilir ve koalisyon hükümetleri kurmak zorunda kalınabilir.
- Manipülasyona açık olması: D’Hondt Seçim Sistemi, oy sayılarındaki küçük değişikliklerin sandalye paylaşımını ciddi şekilde etkileyebileceği için manipülasyona açık olabilir. Bu durum, bazı ülkelerde sandalye paylaşımının daha adil olduğu seçim sistemlerine yönelik tercihleri etkilemiştir.
D’Hondt Seçim Sistemi, orantılı temsil prensibine dayanan seçim sistemidir. Bu sistem dahilinde olan diğer seçim sistemleri de aşağıdaki gibidir.
- Sainte-Lague Seçim Sistemi (Norveç, İsveç, Finlandiya, Danimarka gibi ülkelerde kullanılır)
- Hareketli Ortalama Seçim Sistemi (Almanya’da kullanılır)
Genellikle adil olarak kabul edilen bu sistemler, her seçim bölgesinden birden fazla milletvekili seçmek için kullanılır. Seçimlerde, her partiye oy verenlerin toplam sayısı, parlamentodaki parti temsilcilerinin sayısını belirler. Orantılı temsil prensibi, seçmenlerin oy verirken tercih ettiği parti ve adayların etkili bir şekilde temsil edilmesine izin verir.
Ancak, her seçim sisteminin kendine özgü avantajları ve dezavantajları vardır ve her ülke, siyasi yapısı, seçmen davranışı ve seçimlerin özellikleri dikkate alınarak kendi seçim sistemini belirler.
Sainte-Lague Seçim Sistemi
Orantılı temsil prensibine dayanan bir seçim sistemi türüdür. Bu seçim sistemi, seçmenlerin oylarının doğrudan milletvekili koltuklarına dönüştürülmesine izin verir. Sainte-Lague Seçim Sistemi, Norveç’ten dünya genelinde birçok ülkede kullanılan bir seçim sistemidir.
Sainte-Lague Seçim Sistemi’nde, milletvekili koltukları, parti listeleri üzerindeki oy sayılarına göre dağıtılır. Bu seçim sisteminde, her parti için bir oy oranı belirlenir ve bu oranlar, toplam milletvekili koltuk sayısına bölünür. Bu şekilde, her partiye “ilk tahmini” milletvekili sayısı verilir.
Daha sonra, milletvekili koltuklarının dağıtımı, parti listeleri üzerindeki oy sayılarına göre yapılır. Milletvekili koltukları, parti listeleri üzerindeki oy sayısı ve her parti için belirlenen oy oranları arasındaki bir hesaplama ile dağıtılır. Bu hesaplama, her parti için “Seçim Bölümü” adı verilen bir sayının hesaplanmasıyla yapılır. Seçim bölümü, her parti için aldığı oyların sayısının, 1, 3, 5, 7, 9 ve benzeri sayılarla artırılarak bölünmesiyle elde edilir.
Daha sonra, milletvekili koltukları, seçim bölümleri tarafından belirlenen sıraya göre dağıtılır. Bu sıraya göre, her parti için en yüksek seçim bölümüne sahip olan ilk milletvekili koltuğu alır. Daha sonra, her parti için seçim bölümü yeniden hesaplanır ve milletvekili koltukları, sıradaki en yüksek seçim bölümüne sahip partiye verilir. Bu işlem, tüm milletvekili koltukları dağıtılana kadar devam eder.
Sainte-Lague Seçim Sistemi, küçük partilerin temsil edilmesine olanak tanırken, büyük partilerin de güçlü bir şekilde temsil edilmesini sağlar. Ancak, bazı eleştirilere göre, bu seçim sistemi, herhangi bir parti için mutlak bir çoğunluk sağlamak için yeterli değildir ve bazen koalisyon hükümetleri kurulmasına neden olabilir.

Hareketli Ortalama Seçim Sistemi
Özellikle belediye ve yerel seçimlerde kullanılan bir seçim sistemi türüdür. Bu sistem, seçmenlerin oylarını belirli bir periyod boyunca toplayarak, belirli bir sürenin sonunda bir hareketli ortalama oluşturur. Bu hareketli ortalama, partilerin ve adayların başarılarının belirlenmesinde kullanılır.
Hareketli Ortalama Seçim Sistemi’nde, seçim dönemi boyunca herhangi bir tarihte yapılan anketler ve oylama sonuçları, belirli bir periyot boyunca toplanır. Bu periyot genellikle birkaç hafta veya ay olabilir. Toplanan bu veriler, bir hareketli ortalama hesaplaması yapmak için kullanılır.
Hareketli ortalama hesaplaması, her parti veya aday için ayrı ayrı yapılır. Bu hesaplama, belirli bir periyottaki tüm ankete katılanların oylarının toplamının, periyodun toplam sayısına bölünmesiyle yapılır. Örneğin, bir belediye seçiminde, son 4 haftadaki anketlerde toplam 5000 oy kullanıldıysa, hareketli ortalama, 4 haftalık dönem boyunca her parti veya aday için ortalama oy sayısını belirler.
Daha sonra, hareketli ortalama hesaplaması sonucu, her parti veya aday için bir oy oranı belirlenir. Bu oranlar, seçmenlerin gerçek oyları yerine, hareketli ortalama hesaplamasının sonucuna dayanarak belirlenir. Bu şekilde, hareketli ortalama hesaplaması, gerçek seçim sonuçlarının yerine geçer.
Hareketli Ortalama Seçim Sistemi, seçim sonuçlarının hızlı bir şekilde belirlenmesine olanak tanırken, belirli bir periyodun sonuçlarına göre belirlenen oy oranları, sonraki dönemlerdeki oy tercihlerinde yaşanabilecek değişimleri yansıtmayabilir. Ayrıca, belirli bir periyotta yapılan ankete katılım oranı düşükse, hareketli ortalama hesaplaması da doğru bir sonuç vermeyebilir. Bu nedenle, hareketli ortalama seçim sistemi, bazı eleştirilere maruz kalabilir.
Sosyalmedyaloji Sosyal Medya Haber ve Bilgi Platformu