Ali Sami Yen

“Amacımız İngilizler gibi toplu halde oynamak, bir renge ve isme sahip olmak, Türk olmayan takımları yenmek.”

Ali Sami Yen, bu sözü 1905 yılının ekim ayında söylediğinde kuracağı takımın birgün Avrupa’nın önde gelen klüplerini dize getirerek ülke tarihinin futbol adına Avrupa’da alacağı en büyük başarıya imza atacağını tahmin edebilir miydi acaba?

Galatasaray Lisesi’nde okurken okulun beşinci sınıfında edebiyat öğretmeni Mehmet Ata Bey’in dersi sırasında birkaç arkadaşıyla başbaşa vererek Galatasaray’da bir futbol kulübü kurmaya karar vermişti. Takvim yaprakları 01.10.1905 tarihini gösteriyordu. Klübün adının Gloria (Zafer) ya da Audace(Cesaret) olması yönünde fikirler beyan edilmesine rağmen ilerleyen yıllarda milyonları peşinde koşturacak takımın adının Galatasaray olması üzerinde anlaşmaya varılmıştı.

Ali Sami Yen anılarında yaşadıkları zorlukları anlatan şu ifadelere yer veriyordu;

” Ben Reisliği topu yağlayıp şişirmekle almıştım. Topumuza evladım gibi bakardım. Zaten varımız yoğumuz da toptu. Mektebe gelirken, domuz sokağından geçer, domuz yağı alırdım. Topu onunla yağlar, şişirirdim; yamasını yeni pabucumdan kesmiştim. Bunu gören arkadaşlar, bana hepimizden fazla paye vermişlerdi. Yani o zaman Reisliğe ve diğer vazifelere payeyi, en çok çalışan kazanırdı. Cevdet de ikinci Reisliği formaları yıkadığı için almıştı. ” Günümüz futbol dünyasının yönetici profillerine baktığımızda yönetici olmak için maddi güçten çok emek vermek gibi bir kavramın olduğuna genelde şahit olamıyoruz. Bu kapsamda Beşiktaş klubünün merhum efsane başkanı Süleyman Seba’yı da anmak isterim.

Takımın ilk renkleri kırmızı beyazdı. Daha sonra sarı kırmızıya değişen renklerin hikayesini Sami Yen şöyle anlatır ;

”Birçok yerleri dolaştıktan sonra, nihayet Bahçekapı’daki Şişman Yanko’nun dükkanına gidilerek orada zarif iki yünlü kumaşa tesadüf ettik. Biri, vişneye çalan koyuca tatlı bir kırmızı, öteki de, içinde turuncudan iz taşıyan tok bir sarı. Tezgahtar, mahirane bir el hareketi ile kumaşların dalgalarını birleştirdi. Bir saka kuşunun başı ile kanadının yarattığı renk güzelliğine benzer bir parlaklık hasıl oldu. Ateşin içindeki renk oyunlarını görür gibi olmuştuk. Sarı-Kırmızı alevinin takımımız üstünde parıldamasını tasavvur ediyor ve bizi derhal galibiyetten galibiyete götüreceğini tahayyül ediyorduk. Nitekim de öyle oldu.” Buna karşılık kuruculardan Bekir Sıtkı, söz konusu renklerin Gül Baba’nın II. Beyazıd’a verdiği sarı ve kırmızı güllerden esinlendiğini ileri sürer. ”

Bugün 20.Mayıs Galatasaray’ın kurucusu Ali Sami Yen’nin doğum günü. Türk futbol tarihinin kilometre taşları  Ali Sami Yen ve diğer klüplerimizin kurucularını saygı ile anarken artık bir endüstri haline gelen futbolu yöneten yönetcilerin, Ali Sami Yen ve çağdaşlarının vizyonundan futbola bakabilmelerini diliyorum.

 

Yorumlar

yorumlar

Hakkında Kayıhan Badalıoğlu

Ankara’da doğdum. TED Ankara Koleji’nin ardından Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü'nden mezun oldum. 1998 yılında bankacılık sektöründe başladığım profesyonel kariyerimde, 2013 yılına kadar perakende bankacılık, iç denetim, genel müdürlük ve KOBİ portföy yönetimi gibi alanlarda sorumluluklar üstlendim. 25 yılı aşan finans ve denetim tecrübemi, 2014 yılından bu yana kurumsal danışmanlık alanına taşıyarak işletmelerin ölçülebilir büyüme hedeflerine rehberlik ediyorum. Finans, pazarlama ve iş geliştirme konularındaki birikimimi, Bilgi Üniversitesi’nden aldığım Sosyal Medya Uzmanlığı eğitimiyle birleştirerek geleneksel iş disiplinini modern dijital stratejilere aktarıyorum. Profesyonel çalışmalarımın yanı sıra lise yıllarımdan bu yana müzikle ilgilenmekteyim. Yurt içi ve yurt dışı seyahatlerim sırasında edindiğim izlenimleri, fotoğraf çalışmaları ve blog yazıları aracılığıyla kayıt altına alıyorum.

İlginizi Çekebilir

2025 Ve Sonrası Spor Dünyasında Trendler

Spor endüstrisi, teknolojik gelişmeler ve spor tutkunlarının yeni deneyimlere olan artan talepleri sayesinde dinamik bir …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir