Alexander Von Humbodt

İnsanın aklında duyduğu ilk ve en basit duygu meraktır der Burke. Merak etmeyen insan gelişemez. Merak bilginin anahtarıdır. Bilimin, teknolojinin geldiği bu noktayı, merak eden, bu meraklarını tatmin etmek için çabalayan insanlara borçlu olduğumuz bir gerçek. Marie Curie, Alexander Bogdanov gibi yaşamları pahasına meraklarının peşinden koşan bu insanlara…

Modern-fiziki- coğrafya’nın kurucusu kabul edilen aynı zamanda doğa bilimci Alexander Von Humboldt da, merak eden insanların önde gelenlerindendi.

Humboldt 14 Eylül 1769 yılında Berlin’de doğdu. Çocukluğunda özel hocalardan matematik, dil ve klasik alanlarda eğitim aldı. Ekonomi ve siyasi tarih konularında da eğitim gördü.

Küçük yaşlarda farklı bitki, türleri ve böcekleri toplayarak onları sınıflandırdı. Doğa bilimine ilgisi o yaşlarda kendisini göstermeye başlamıştı. İleri de yapacaklarının ipuçlarını daha küçük yaşlarda vermeye başlamıştı. 1787 yılında 6 ay boyunca Frankfurt Üniversitesinde finans dersleri aldı. Bu yıllarda botanik, mineroloji ve jeolojiye olan ilgisi arttı. 1789’da Ren Nehri üzerindeki bazı bazaltlarda minerolojik gözlemler yaptı. Bu ilk bilimsel eseri oldu.

Bu konulardaki bilgisini artırmak için 1790 yılında Freiburgdaki maden okuluna kaydoldu. 1792-1797 yılları arasında Prusya’nın Franconia kentinde devlet müfettişi olarak çalıştı. Annesinin ölümüyle yüklüce bir mirasa sahip oldu. Müfettişlik görevinden ayrıldı. Botanikçi Aime Bonpland ile seyahat etmeye karar verdi. Napoleon Avrupası araştırma gezileri için rahat bir olmadığından yeni dünyaya seyahat etmeye karar verdiler. Güney Amerika’ya seyahat edip olabildiğince veri toplamayı planlıyordu. Bunun için gerekli izinleri almak için İspanya’ya doğru yola çıktılar. Pireneleri yürüyerek geçtiler. Barselona Valensiya arasında barometre basıncı kullanarak yükseklikleri ölçtü. Valensiya’dan Galiçya’ya uzanan İspanya’nın güneydogusundan Kuzeybatısına enine yükseklik profilini çıkardı. Barometre kullanırak yapılan bu çalışma coğrafya biliminde çığır açtı.

Alexander Von Humboldt

16 Temmuz 1799 yılında Venezuela’nın Cumana kentinde Güney Amerika’ya ayak bastı.

Bu seyahati süresince yanında barometre, siyanometre, termometre, magnetometre, aynalı teleskop, oktenet,teodolit, mikroskop gibi pek çok aleti taşıdı. Hatta seyahat öncesi bu aletlerin kullanımını öğrenmek için 1 yıla yakın ders aldı.

5 yıl süren Güney Amerika seyahati sırasında pek çok gözlem yapıp örnek topladı. Topladığı on binlerce bitki örneğinden en az altı binini Avrupa onun sayesinde tanıdı.

Orinoco ırmağının 1700 millik bir kısmını kanoyla 75 günde geçip Rio Negro’ya ulaştı. Bu yolculuk esnasında hem pek çok örnek topladı hem de Orinoco ırmağını haritaladı. Bu sayede Amazon ve Orinoco nehir sistemlerinin birleştiğini keşfettiler. And Dağlarını ziyaret ettiler. Cimborazo dağına tırmanarak bölgenin jeolojik yapısını inceledi. Bu araştırmaları yaparken 5760 metreye tırmanarak zamanının en yükseğe tırmanan dağcısı unvanını da elde etmiş oldu. İlk tırmanış denemesinde oksijensizlikten bayıldı. Bu sayede yüksek irtifalarda yaşanan “irtifa hastalığının” oksijen yetersizliğinden kaynaklandığını ortaya koydu.

Peru’ya doğru yola çıktılar. Deniz yolculuğu esnasında deniz suyunun sıcaklığını ölçtü, suyun kimyasını araştırdı ve örnekler topladı. Daha sonraları Humboldt akıntısı olarak anılacak olan Güney Amerika’nın batısındaki soğuksu akıntısını keşfetti. Bu yolculuk esnasında meteorolojik ve astronomik gözlemlerde bulundu.

Gezi süresince sadece bilimle uğraşmadı. Simon Bolivar ve Thomas Jefferson gibi kişilerle tanışma fırsatı buldu. İnsan hakları ve kölelikle ilgili fikirleriyle ilgi çekti. Avrupalı bir bakıştan ziyade bir Amerikalı gözüyle Amerikan tarihini inceledi. Kızılderili kültürü ve inanışları ile ilgili araştırmalar yaptı.

Humboldt Güney Amerika gezisi süresince sadece coğrafyanın sınırları içinde kalmayıp ilgili olan disiplinlerle de ilgi kurdu. Botanik, zooloji, astronomi, manyetizm, klimatoloji, jeoloji, fizyoloji, tarih, etnoloji ve demografi ile yakından ilgilendi. Kendi geliştirdiği yöntemlerle bilime katkı sağladı. Barometreyle yükseklik ölçtü. Ortalama sıcaklık değerleri aynı olan noktaları birleştirerek bir eğri ortaya çıkardı ve buna izotermal doğru dedi. Bu sayede eş sıcaklık eğrileriyle dünya üzerindeki çeşitli iklim kuşaklarını karşılaştırma şansı buldu. Bu araştırmalar için aylarca farklı noktalarda ölçüm yaptı.  

Alexander von Humboldt Berlin Kütüphanesi’nde (1856)

Deniz yüzeyinden yükseldikçe ortalama sıcaklıkların düşüş hızını inceleyerek tropik fırtınaların kaynağını açıkladı.

Organik yaşam dağılımını değişen fiziki koşullara bağladı.

Jeomorfoloji, hidrocoğrafya, iklim ve bitki örtüsü arasındaki ilişkileri inceledi.

Kutuplardan ekvatora gidildikçe dünyanın manyetik alan yoğunluğunun azaldığını buldu.

Volkanlar üzerine yaptığı çalışmalarda volkanların doğal bir hat boyunca geniş çatlaklar üzerinde oluştuğunu ortaya koydu.

1804 yılında Paris’e döndü. Burada seyahatlerinde yaptığı çalışmaları içeren, bitkilerin coğrafyası üzerine makaleler adlı 30 ciltlik bir eser yazdı.

Prusya Kralı’nın danışmanlığı ve saray mabeyinciliği yaptı.

1829 yılında çeşitli araştırmalar yapması için Rusya’ya davet edildi. 60 yaşında, yardımcıları ile birlikte Rusya imparatorluğunu Neva’dan Yenisey’e kadar baştan başa 25 haftada geçti.15.km yolu bir at arabasıyla tamamladı. Bu yolculuğunda Orta Asya platosunun yüksekliği ile ilgili bilinen hatalı bilgileri düzeltti. Ural dağlarında altın ve elmas madenleri buldu. İzotermal bir dünya haritası için veri topladı.

Berlin’de halka açık konferanslar verdi. Meteoroloji haritalarında izobar ve izoterm çizgilerini kullanarak bu bilimin temellerini attı.

Kurduğu hava istasyonları ağı iklim değişikliği araştırmalarında öncü oldu.

O güne kadarki tüm çalışmalarını Kozmos adı altında bir eserde toplamaya karar verdi. Bu çalışmanın ilk cildi Humboldt 76 yaşındayken yayımlandı. Toplam beş cilt olan bu eserin son cildi Humboldt 89 yaşında öldükten sonra 1859 yılında yayımlandı.

Pek çok canlı türüne ve coğrafi oluşuma adı verildi.

Spheniscus Humboldtitii- Humboldt pengueni, quercus humboldtitii- humboldt meşesi, Humboldt akıntısı, Humboldt nehri, Humboldt County (ABD) ve aydaki bir bölgeye verilen Mare  Humboldtianum bunlardan sadece bir kaçı.

Ölümünden sonra arkadaşları tarafından kurulan Alexander Von Humboldt vakfı bugün halen genç bilim adamlarına destek vermeye devam etmektedir.

Humboldt’un Friedrich Georg Weitsch tarafından 1806 yılında yapılan bir portresi.

Yorumlar

yorumlar

Hakkında Cemal Gürlek

TED Ankara Koleji '91 ekolünden, eski televizyoncu eskimekte olan bir turizmci... Hevesli ve amatörce yazmaya çalışan, çokça tarihe, yeni yeni felsefeye meraklı bir Kapadokyalı...

İlginizi Çekebilir

Dokuzu Beş Geçe Antalya’da ki Deprem

Ulu önder Atatürk’ün vefatının 83.yıldönümünde meydana gelen ilginç bir tesadüf sosyal medyada büyük ilgi gördü. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir