AB dijital alanı kurallara bağlamak için kolları sıvadı. Dijital Hizmetler Yasası (DSA), platformların, sosyal medyanın ve uygulama mağazalarının işleyişini baştan aşağı değiştiren kapsamlı bir düzenleme olarak karşımıza çıkıyor. Resmi olarak 2022 sonbaharında yürürlüğe giren bu yasa, interneti daha güvenli ve kullanıcı dostu bir alan yapmayı hedefliyor. Tam anlamıyla uygulanmaya başlaması ise şubat ayıyla birlikte gerçekleşti.
Amaç
Öncelikle dijital ortamdaki temel hakları—ifade özgürlüğünden gizliliğe, çocukların güvenliğinden veri korumaya kadar—daha güçlü kılmak. Bunun yanında yasa dışı içerik, dezenformasyon ve nefret söyleminin yayılmasını önlemek istiyor. Kullanıcıların platformlar üzerinde daha fazla söz sahibi olması, içerik kaldırma kararlarına itiraz edebilmesi ve algoritmaların arkasındaki mantığı görebilmesi de düzenlemenin merkezinde yer alıyor. Ayrıca 27 üye ülkede aynı kuralların geçerli olması, küçük işletmeler için de öngörülebilir bir ortam yaratmayı amaçlıyor.
Kapsam
AB’de hizmet veren her türlü dijital platformu, hosting şirketini ve aracı hizmet sağlayıcısını ilgilendiriyor. Ancak yükümlülükler herkese eşit değil; büyüklüğe göre değişen bir ölçeklendirme söz konusu. Mikro ve küçük işletmeler için hafifletilmiş kurallar geçerliyken, ayda 45 milyondan fazla aktif kullanıcısı olan dev platformlar için işler daha ciddi. Facebook, Instagram, Google, TikTok ve YouTube gibi “Çok Büyük Çevrimiçi Platformlar” (VLOP) olarak sınıflandırılan bu şirketler, seçim manipülasyonu riskinden çocuk güvenliğine kadar sistemik riskleri titizlikle değerlendirmek ve azaltmak zorunda. WhatsApp de Kanallar özelliği nedeniyle Ocak 2026 itibarıyla bu listeye girdi; Meta’ya bu yeni yükümlülüklere uyum sağlamak için mayıs ortasına kadar süre tanındı.

Platformları Neler Bekliyor?
Öncelikle yasa dışı içeriğe karşı hızlı hareket etmeleri gerekiyor. Kullanıcıların şikayet mekanizmalarına kolay erişimi, kaldırma kararlarına itiraz hakkı ve bu süreçlerin şeffaf şekilde yürütülmesi zorunlu. Algoritmik akışa takılanlar için kronolojik zaman çizelgesi seçeneği sunulmalı. Reklam konusunda ise kurallar oldukça sıkı: Hedeflemede ırk, din, cinsel yönelim veya sağlık verileri gibi hassas kategoriler kullanılamıyor, çocuklara yönelik reklam tamamen yasak ve tüm reklamların kim tarafından neden gösterildiği açıkça belirtilmeli. Büyük platformlar üzerinde yayınlanan reklamların tamamının bir veritabanında kamuya açık şekilde saklanması gerekiyor. Aldatıcı arayüz tasarımları (karanlık desenler) yasaklanmış durumda; reşit olmayan kullanıcıların korunması için de ek önlemler getiriliyor. E-ticaret platformları satıcı doğrulama ve ürün takibi konusunda daha sıkı kontrol yapmak zorunda. Üstelik bu şirketler artık yılda bir kez kapsamlı şeffaflık raporu yayınlayarak ne tür içeriklere müdahale ettiklerini açıklamalı.
Takvim konusuna gelince; yasa 2022’de yürürlüğe girmiş olsa da tüm maddeleriyle uygulanması şubat ayında başladı. VLOP statüsüne giren platformlar için ise süreç biraz daha esnek işliyor; atandıktan sonra dört ay içinde tam uyum sağlanması gerekiyor. 2025 itibarıyla çevrimiçi reklamlar için gönüllü davranış kodlarının geliştirilmesi de gündemde.

DSA, AB’nin dijital pazarda adil rekabeti sağlamak için yürürlüğe koyduğu Dijital Pazarlar Yasası’nın (DMA) yanında önemli bir kilidi oluşturuyor. Kurallara uymayanlar için oldukça ağır bir yaptırım söz konusu: Şirketler küresel cirolarının yüzde 6’sına varan para cezalarıyla karşı karşıya kalabiliyor. Özellikle reklam şeffaflığı ve çocuk korumasına dair bu sıkı kurallar, Meta’nın WhatsApp’taki reklam stratejilerini—including subscription-based reklamsız seçenekleri—doğrudan etkiliyor ve şekillendiriyor.
Sosyalmedyaloji Sosyal Medya Haber ve Bilgi Platformu