2026 Küresel Ekonomi

Deloitte 2026 Küresel Ekonomik Görünüm Raporu Üzerine Bir İnceleme
Kaynak Rapor: “Global Economic Outlook 2026” – Dr. Ira Kalish (Deloitte Baş Küresel Ekonomisti)
Deloitte Global Economics Research Center | 19 Aralık 2025


📌 Telif Hakkı ve Kullanım Notu

Bu makale, Deloitte Touche Tohmatsu Limited’in 19 Aralık 2025 tarihinde yayımladığı “Global Economic Outlook 2026” raporundan özetler, çeviriler ve bağımsız ekonomist yorumları içermektedir.

Orijinal Rapor: Deloitte Global Economic Outlook 2026
Telif Hakkı: © 2025 Deloitte Touche Tohmatsu Limited

Bu içerik:

  • Eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır
  • Ticari olmayan kullanım içindir
  • Yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır
  • Orijinal rapor tam olarak okunmalıdır

Detaylı analiz, metodoloji ve veri kaynakları için lütfen Deloitte’un orijinal raporuna başvurunuz.


Sunuş

Bu çalışma, Deloitte’un kamuya açık küresel ekonomi raporunun Türkçe okuyucular için hazırlanmış bir özetidir. Rapor, Deloitte’un 25’ten fazla ülkedeki yerel ekonomistlerinin katkılarıyla hazırlanmış olup, 2026 yılı için küresel ekonomik görünümü, bölgesel dinamikleri ve yapısal dönüşümleri kapsamlı bir şekilde incelemektedir.

Makalede yer alan tüm ekonomik tahminler ve analizler, Deloitte’un orijinal raporundan alınmıştır ve bağımsız yorumlar eklenmiştir.


Giriş: 2026’ya Girerken Küresel Ekonominin Anatomisi

Dünya ekonomisi, 2025 yılını beklenmedik bir dönüşüm içinde geride bırakıyor. Son otuz yılın en köklü jeopolitik ve ekonomik değişimlerinden birine tanıklık ediyoruz. Bu değişimin merkezinde üç kritik dinamik var:

Birincisi, küresel ticaret mimarisinin yeniden yapılandırılması. Amerika Birleşik Devletleri’nin yüksek ticaret bariyerleri koyması, beklenmedik bir domino etkisi yarattı: ABD dışındaki ekonomiler birbirlerine daha da yakınlaştı ve yeni ticaret blokları şekillenmeye başladı.

İkincisi, yapay zeka (AI) yatırımlarının yarattığı teknolojik aşırı ısınma riski. Yıllardır süren düşük faiz ortamı ve teknoloji hisselerindeki değerleme balonları, 2026 için ciddi bir düzeltme riskini beraberinde getiriyor.

Üçüncüsü, emtia zengini gelişmekte olan ülkelerin beklenmedik yükselişi. Arjantin’den Nijerya’ya, Gana’dan Etiyopya’ya kadar birçok ülke, yapısal reformlar ve kaynak zenginliğini akıllıca kullanarak yeni bir ekonomik rönesans yaşıyor.

2026 yılı, bu üç dinamiğin kesiştiği ve küresel sermayenin yeniden konumlandığı kritik bir geçiş yılı olacak. Hükümetler yeni jeopolitik gerçekliğe uyum sağlarken, yatırımcılar portföylerini yeniden dengeliyor, şirketler ise tedarik zincirlerini yeniden tasarlıyor.

Önsöz: Seçimler, Ticaret Savaşları ve Yeni Dünya Düzeni

2025 yılı, küresel ekonomi için beklenmedik gelişmelere sahne oldu. Dünya genelindeki seçim döngüleri, beklentilerimizi doğrular nitelikte önemli politika değişikliklerine yol açtı. Ancak belki de en önemlisi, Amerika Birleşik Devletleri’nin ticaret politikasındaki radikal dönüşümdü.

ABD’nin yüksek ticaret bariyerleri koyması, küresel tedarik zincirlerini kalıcı olarak bozdu ve maliyet yapılarını yukarı çekti. Ancak bu korumacı dalga beklenmedik bir sonuç doğurdu: ABD dışındaki ekonomiler birbirlerine daha da yakınlaştı. Çok sayıda ülke arasında yeni ticaret anlaşmaları imzalandı ve “ABD-dışı” ticaret ağları hızla genişledi.

2026 yılı, bu yeni ticaret bloklarının operasyonel hale geldiği ve küresel sermayenin yeniden konumlandığı bir geçiş yılı olacak. Hükümetler yeni jeopolitik gerçekliğe uyum sağlıyor ve mali ile yapısal politika planlarını buna göre ayarlıyorlar.

Teknolojik Aşırı Isınma Riski: Yapay Zeka Balonu mu?

Birçok ülke yapay zeka (AI) konusunda rekabet avantajı elde etmek için büyük yatırımlar yapıyor. Bu yatırımlar, teknoloji ekosistemlerini güçlendirse de, önemli bir risk taşıyor: Harcamaların hızı, reel ekonomik çıktının önüne geçmiş olabilir.

AI ile ilgili hisse senedi fiyatları özellikle ABD’de dramatik yükselişler kaydetti ve bu durum tüketici harcamalarını destekledi. Ancak teknoloji ekosistemlerine yapılan harcamalar sürdürülebilir mi? 2026 yılında, bu alandaki aşırı ısınmanın bir sonucu olarak piyasalarda aşağı yönlü bir düzeltme (correction) yaşanması oldukça muhtemel.

Bu nedenle ekonomistler, yatırımcılara teknoloji odaklı büyüme hikayelerini, kaynak bazlı reel dönüşüm fırsatlarıyla dengelemelerini öneriyor.

Bölgesel Perspektifler

Amerika Kıtası: İkiye Ayrılmış Bir Hikaye

Amerika Birleşik Devletleri: Dayanıklılık ve Yavaşlama

ABD ekonomisi 2025’te %2,1 büyüdü ve “dayanıklı” sıfatını hak etti. Tüketici harcamaları ve iş yatırımları, önemli engellere rağmen büyümenin ana motorları oldu. AI yatırımları, özellikle bilgi işleme ekipmanları ve yazılım alanında iş yatırımlarını destekledi.

Ancak 2026 için beklentiler daha temkinli. Tüketici harcamalarının yavaşlaması bekleniyor, çünkü:

  • Hisse senedi değerlemeleri zaten oldukça yüksek seviyelerde
  • Göç akışındaki keskin düşüş istihdam artışını sınırlayacak
  • İşletmeler tarife maliyetlerini tüketicilere yansıtıyor

2026 tahmini: %1,9 büyüme. Büyümenin büyük kısmı yılın ilk yarısında gerçekleşecek.

Risk senaryosu: AI ile ilgili tüketici harcamaları ve iş yatırımları beklenenden hızlı düşerse, ekonomi resesyona girebilir. Ancak Fed’in faiz oranlarını 375 baz puan daha düşürebilecek manevra alanı var.

Arjantin: Makroekonomik Rönesans

Aralık 2023’te başlatılan agresif mali konsolidasyon programı sonuç vermeye başladı. Arjantin, on yıllardır özlemini çektiği kurumsal istikrara kavuşuyor:

  • Enflasyon: 2024’te %300 seviyesine ulaştı, 2026’da %13,7’ye gerilemesi bekleniyor
  • Birincil fazla: 2024’te GSYH’nin %1,8’i – on yılın ilk fazlası
  • Büyüme: 2026’da %3,5 bekleniyor
  • RIGI (Büyük Yatırım Teşvik Rejimi): 30 milyar doları aşan onaylanmış yatırım

Vaca Muerta şist rezervleri ve lityum projeleri, Arjantin’i net enerji ihracatçısı konumuna getiriyor. Ülke risk primi (CDS) 2500’den 600 baz puana düştü – uluslararası piyasalara erişim kapısı açılıyor.

Meksika: Belirsizlik Yılı

Meksika ekonomisi 2025’te sadece %0,4 büyüdü – 2024’teki %1,2’den belirgin bir düşüş. Tarife gerilimleri ve belirsiz iş ortamı, doğrudan yabancı yatırımları (FDI), iç tüketimi ve istihdam yaratmayı olumsuz etkiledi.

2026 beklentisi: %1,6 büyüme ile bir toparlanma. USMCA’nın altı yıllık gözden geçirmesi (1 Temmuz 2026) yaklaştıkça belirsizlik azalabilir.

Risk faktörları: Mali açığın %4,1’in üzerine çıkması, havale akışlarında düşüş, nearshoring’in beklenen performansı gösterememesi.

Kanada: Temkinli İyimserlik

Kanada 2025’te %1,7 büyüdü. 2026’da hafif bir yavaşlama ile %1,6 civarında büyüme bekleniyor. Kanada Merkez Bankası (BoC) faiz oranını %2,25’te tutacak gibi görünüyor.

Destekleyici faktörler: Düşük faizler, güçlü işgücü piyasası, reel ücret artışları
Risk faktörü: ABD ile ticaret ilişkilerindeki belirsizlik iş güvenini düşürüyor

Asya-Pasifik: Büyümenin Yeni Merkezi

Çin: Dengeli Büyüme Arayışı

2025 yılı Çin ekonomisi için beklenenden çok daha iyi geçti. %5 civarında büyüme hedefine ulaşıldı. Trump-Xi görüşmesi (Busan, APEC 2025) ticaret savaşında geçici bir ateşkes sağladı.

Ancak ekonomi dengesiz kalmaya devam ediyor: İç talep zayıf, emlak piyasası mücadele ediyor, işgücü piyasası yumuşak. Buna karşılık ihracat, tarifelere rağmen %5-6 arttı.

Donald Trump – Şi Cinping

2026 tahmini: %4,5 büyüme – üç faktör nedeniyle yavaşlama:

  1. Emlak piyasası çöküşü devam edecek
  2. Anti-involution” kampanyası – aşırı kapasiteli sektörlerde konsolidasyon
  3. Net ihracatın GSYİH’ye katkısı azalacak

Politika önceliği: Tüketimin GSYH içindeki payını artırmak. Sosyal güvenlik ağını güçlendirme, genç ebeveynler ve düşük gelirli haneler için sübvansiyonlar bekleniyor.

Hindistan: İç Tüketimin Gücü

Hindistan, 2025-2026 mali yılının ilk yarısında %8 büyüme kaydetti – beklenenden güçlü bir performans. Ekonomi üç ayaklı destek alıyor:

  1. Güçlü özel tüketim: %7,5 büyüme
  2. Sermaye oluşumu: %7,6 büyüme
  3. Üretim sektörü: %9,1 büyüme

Destekleyici politikalar:

  • Gelir vergisi indirimleri ve GST rasyonalizasyonu
  • Rezerv Bank 100 baz puan faiz indirimi yaptı (2025)
  • Kapasite kullanım oranları zirveye ulaştı – özel yatırımları tetikliyor

Yüksek frekanslı göstergeler:

  • FMCG sektörü: %12,9 büyüme
  • İki tekerlekli araç satışları: %27 artış

2026-2027 tahmini: %6,6 ile %6,9 arasında büyüme.

Hindistan, ABD-Çin ticaret geriliminden doğan “tedarik zinciri çeşitlendirmesi“nin birincil kazananı konumunda.

Japonya: 30 Yıllık Deflasyondan Çıkış

Japonya ekonomisi 2025’te %1,1 büyüdü ve 2026’da %0,4 ile yavaşlama bekleniyor. Ancak önemli bir dönüm noktası: 30 yıl sonra ilk kez sürdürülebilir enflasyon gerçekleşiyor.

Kritik gelişmeler:

  • 2. çeyrekte %0,3 “aşırı talep” durumu – 2019’dan bu yana ilk kez
  • İşsizlik düşük (iş açma oranı 1.2)
  • BoJ politika faizini %0,5’ten %1’e (nötr seviye) çıkaracak

Yeni başbakan Sanae Takaichi: Genişletici mali politika yanlısı – AI, yarı iletkenler, gemi inşası gibi 17 stratejik sektöre odaklanıyor.

Risk: ABD’nin %15 karşılıklı tarifesi Japon ihracatını (özellikle otomotiv) olumsuz etkileyecek.

Avustralya: Verimlilik Meydan Okuması

Avustralya’nın GSYH’si 2025’te %1,8 büyüdü – 2024’teki %1’den daha iyi ama pandemi öncesi on yıllık ortalama %2,6’nın çok altında.

2026 tahmini: %2,1 büyüme – hafif bir ivmelenme.

Ancak Avustralya önemli bir yapısal sorunla karşı karşıya: Verimlilik artışı son yıllarda yavaşladı. Ekonomi, son 40 yılın diğer toparlanma dönemlerinden daha yüksek kapasite kullanımıyla büyüyor.

Merkez Bankası (RBA) diğer gelişmiş ülkelere göre daha yavaş faiz indirdi. Politika faizi 2025’te 75 baz puan düşürüldü ve duraklamaya girdi. 2026’da 50 baz puan daha indirim beklenebilir.

Avrupa: Reform ve Dayanıklılık

Avro Bölgesi: Iılımlı Büyüme

Avro bölgesi 2025’te %1,4 büyüdü (2024: %0,8). Güçlü özel tüketim ve yatırımlardaki hafif toparlanma büyümeyi destekledi.

Olumlu gelişmeler:

  • İşsizlik %6,3 – on yılın en düşük seviyesine yakın
  • Enflasyon %2,1 ortalama – hedefe yakın
  • ECB 2025’te dört kez 25 baz puan indirim yaptı (toplam 100 bp)

2026 tahmini: %1,1 büyüme – yıllık rakam düşük görünse de temel dinamikler güçleniyor.

Destekleyici faktörler:

Riskler: ABD ticaret politikası, Rusya-Ukrayna savaşı, AI yatırımlarından kaynaklı finansal piyasa düzeltmeleri.

Almanya: Mali Teşvik Dönemi

İki ardışık yıl küçülme sonrası, Almanya 2025’te %0,2 büyüme kaydetti. 2026’da ise %1,2 büyüme bekleniyor.

Dönüm noktası: 500 milyar euroluk çok yıllı altyapı paketi ve önemli savunma harcamaları artışı.

Mali politika kritik rol oynayacak – ancak uygulama gecikmeleri ve bürokratik engeller tam etkinin kademeli olarak ortaya çıkacağı anlamına geliyor.

Uzun vadeli zorluklar: Yapısal reformlar olmadan sürdürülebilir büyüme zor. Bürokratik yük, enerji maliyetleri ve sosyal güvenlik sistemleri reform gerektiriyor.

Birleşik Krallık: Durgun Toparlanma

İngiltere 2025’te %1,5 büyüme kaydetti ancak yılın ikinci yarısı hayal kırıklığı yarattı – yaz ve sonbahar aylarında ekonomi durgunlaştı.

2026 tahmini: %1,1 büyüme – bir yavaşlama.

Nedenleri:

  • Tüketici harcamaları zayıf (GSYH’nin 2/3’ü)
  • Yaz 2022’den beri neredeyse hiç büyümedi
  • İşletme güveni düşük (Deloitte CFO Anketi)
  • İşsizlik %5’ten %5,5’e çıkacak

Olumlu yön: Enflasyon hızla düşüyor (%2,5’e), BoE üç kez 25 bp indirim yapabilir (toplam faiz %3,25’e).

Afrika ve Orta Doğu: Yapısal Dönüşümler

Güney Afrika: Reform Momentumu

Güney Afrika 2025’in ilk yarısında sadece %0,7 büyüdü. Mali bütçe süreci gecikmesi, koalisyon hükümeti istikrarsızlığı ve ABD’nin %30 karşılıklı tarifeleri iş ve tüketici güvenini düşürdü.

Ancak önemli reformlar gerçekleşiyor:

FATF “Gri Liste”den Çıkış (Ekim 2025): 22 maddelik aksiyon planı tamamlandı. Bu, işlem maliyetlerini düşürecek, yatırımcı güvenini artıracak ve yatırımları serbest bırakacak.

Enerji Reformu: Eskom’un ayrıştırılması (unbundling) devam ediyor, elektrik piyasası serbestleşiyor, özel yenilenebilir enerji projeleri geliştiriliyor.

Lojistik Reformları: Demiryolu ağları özel operatörlere açılıyor, liman performansı iyileşiyor – 5 yıl içinde 200 milyar rand yatırım bekleniyor.

2026 tahmini: %1,5 büyüme. Enflasyon %3,3’te (hedef bandın alt sınırında).

G20 Zirvesi: Güney Afrika’nın ev sahipliği, ülkenin reform gündemini küresel arenada tescilleyen stratejik bir diplomatik kilometre taşı oldu.

Nijerya: Petrol Rafinerisi Dönemi

Nijerya 2025’in 3. çeyreğinde %3,98 büyüdü – 2021’den bu yana en hızlı 3. çeyrek büyümesi.

Oyun değiştiren faktör: Dangote Rafinerisi tam kapasiteye geçiyor – enerji ithalat yükünü azaltıyor ve döviz likiditesini yapısal olarak iyileştiriyor.

Enflasyon: Ekim 2025’te %16,05’e düştü (bir yıl önce %33,8) – taban etkisi, gıda arzı iyileşmesi, sıkı para politikası sayesinde.

2026 tahmini:

  • Büyüme: %4,1
  • Enflasyon: %12,7
  • Naira: 1.579/USD

Kritik not: 2027 seçimleri öncesi mali genişleme bekleniyor – bu büyümeyi destekler ama enflasyon ve naira üzerinde baskı yaratabilir.

Kenya: Yeni Kredi Modeli

Kenya 3. çeyrekte %1,2 büyüdü. 2025 için %5, 2026 için %5,4 büyüme bekleniyor.

Kritik gelişme: Temmuz 2025’te merkez bankası risk bazlı kredi fiyatlandırma modeli getirdi – bankalar oranları bankalararası oranlara göre belirleyebilecek. Bu, borçlanmayı kolaylaştırıp özel sektör kredisini artıracak.

Dış cephe: Şilin güçlendi (2024: 134,8/USD → 2025: 129,3/USD). Şubat 2025’teki eurobond refinansmanı dış finansman baskılarını hafifletti.

Etiyopya: Serbestleşme ve Borç Yönetimi

2025’te %7,2 büyüme (2024: %7,3) – ancak kırılgan bir denge. Enflasyon %20,8’den %13,2’ye düşecek.

Reform alanları: Telekom ve bankacılık sektörlerinde serbestleşme devam ediyor – yabancı sermaye girişini hızlandırıyor.

Borç: Toplam kamu borcu 28,9 milyar USD (%82,4’ü çok taraflı resmi kreditörler). IMF Temmuz 2025’te 262,3 milyon USD dağıttı (1,873 milyar USD anlaşmanın parçası).

Sonuç: 2026’nın Stratejik Dersleri

1. Yeni Ticaret Blokları Şekilleniyor

ABD’nin korumacı politikaları, beklenmedik bir şekilde ABD dışındaki ülkeleri birbirine yaklaştırdı. 2026’da bu yeni ticaret bloklarının operasyonel faydaları görülmeye başlayacak.

2. Teknoloji: Fırsat ve Risk İkilemi

AI yatırımları büyümeyi destekliyor ancak aşırı ısınma riski taşıyor. Bir düzeltme, özellikle teknoloji ağırlıklı ekonomilerde (ABD) ciddi etkiler yaratabilir.

3. Emtia Zenginliği Yeniden Keşfediliyor

Arjantin, Nijerya, Gana gibi kaynak zengini ülkeler, doğru politikalarla önemli dönüşümler yaşıyor. Enerji bağımsızlığı ve madencilik, uzun vadeli büyüme motorları haline geliyor.

4. Reform Momentumu Kritik

Güney Afrika (FATF çıkışı, enerji reformu), Etiyopya (bankacılık serbestleşmesi), Kenya (kredi modeli) gibi ülkeler yapısal reformlarla uzun vadeli büyüme temellerini atıyor.

5. Enflasyon Kontrolü Geri Dönüyor

Çoğu ekonomide enflasyon düşüyor ve merkez bankaları manevra alanı kazanıyor. Bu, 2026’da daha destekleyici para politikaları anlamına geliyor.

6. İç Talep Yükselişte

Çin ve Hindistan gibi büyük ekonomilerde iç tüketim artıyor – bu, küresel ekonomiyi ihracata bağımlılıktan kurtarabilir.

Metodolojik Not ve Sorumluluk Reddi

Bu analiz, Deloitte’un 25’ten fazla ülkedeki yerel ekonomistlerinin orijinal rapordaki katkılarına dayanmaktadır. Her ülke analizi, ilgili ülkenin Deloitte ekonomi ekibi tarafından üretilmiş ve bağımsız ekonomik verilere dayandırılmıştır.

Önemli Uyarılar:

  • Tahminler, yazım tarihi (19 Aralık 2025) itibarıyla mevcut bilgilere dayanmaktadır
  • Önemli belirsizlikler ve riskler içermektedir
  • Geçmiş performans gelecekteki sonuçların garantisi değildir
  • Bu makale yatırım, vergi veya hukuki tavsiye yerine geçmez
  • Herhangi bir finansal karar öncesinde profesyonel danışmanlık alınmalıdır

Atıf Önerisi:

Deloitte Global Economics Research Center (2025). "Global Economic 
Outlook 2026". Erişim: https://www.deloitte.com/us/en/insights/
topics/economy/global-economic-outlook-2026.html

Hazırlayan Hakkında: Bu özet ve yorumlar, bağımsız bir ekonomist perspektifiyle, eğitim ve bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik Deloitte tarafından onaylanmamış veya desteklenmemiştir.


Son Güncelleme: 15 Ocak 2026
İletişim: Sorularınız için Deloitte’un resmi web sitesini ziyaret ediniz.

Yorumlar

yorumlar

Hakkında Kayıhan Badalıoğlu

Ankara'da doğdum. Eğitimimi TED Ankara Koleji'nde tamamladıktan sonra Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nden Ekonomi bölümünden mezun oldum. Profesyonel kariyerime 1998 yılında bankacılık sektöründe Yönetici Adayı olarak başladım ve 2000-2003 yılları arasında özel sektörde ve yerel yönetimde finans ve dış ticaret alanlarında görevler aldım. 2013 yılına kadar, önde gelen bankacılık kuruluşlarında genel müdürlük, perakende bankacılık, denetim kurulu, iç kontrol başkanlığı ve KOBİ portföy yönetimi gibi çeşitli pozisyonlarda bulundum. 2014 yılından bu yana, küçük ve orta ölçekli işletmelere finans, satış, pazarlama ve iş geliştirme konularında danışmanlık hizmetleri vermekteyim. 2015 yılında Bilgi Üniversitesi'nden Sosyal Medya Uzmanlığı Sertifikası aldım ve bu sayede işletmelere sosyal medya stratejisi, içerik oluşturma ve dijital büyüme konularında, web sitesi yönetimi danışmanlığının yanı sıra rehberlik etme imkanı buldum. Profesyonel çabalarımın ötesinde, lise yıllarımda başlayan müzik tutkumu sürdürmekteyim. Ayrıca, hayatıma denge ve keyif getiren yaratıcı birer çıkış noktası olarak blog yazmaktan ve amatör olarak fotoğraf çekmekten hoşlanıyorum.

İlginizi Çekebilir

Piyasalar Hakkında Yanlış Bilinen 5 Şaşırtıcı Gerçek

Finansal geleceğiniz hakkında verdiğiniz kararların ne kadarı gerçeklere, ne kadarı ise tehlikeli mitlere dayanıyor? Finans …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir