Influencer Marketing Nereye Kadar Gider?

Sokakta yürüyen vatandaşı ne kadar etkiler bilemiyorum ama dijital dünyanın bir köşesine dokunan her birey  ‘’ influencer marketing ‘’ ile karşı karşıya kalabiliyor artık. Aslında sokakta yürüyen hemen herkesin bir şekilde dijital dünyanın içinde olduğu gerçeğini de gözardı etmeden tavsiye temeline dayanan bu pazarlama yöntemi son dönemlerde markaların oldukça sık başvurduğu bir araç haline geldi. Araç diyorum çünkü sözkonusu pazarlama yönteminde, internette fenomen olarak nitelendirilen şahıslar ürün ve hizmet tanıtımında aracı olarak  kullanılıyor. Artık reklam pastasında fenomenlere de bir dilim düşmekte. Özellikle Y kuşağı dediğimiz arkadaşlar reklamlardan hiç hoşlanmadıklarından daha samimi ve doğal gözüken fenomenlerin tavsiyelerini dinleyebiliyorlar. Durum böyle olunca markalar da internet fenomenlerine ciddi ödemeler yapıyorlar. Örneğin sosyal medyada bir paylaşım 500 TL’den 50.000 TL’ye kadar kazanç fırsatı veriyor.  Sözkonusu büyük meblağlar bir çok genç insanı internet fenomeni olabilmek adına motive ediyor ve vakitlerinin büyük bir kısmını bu işlere ayırarak ciddi zaman kayıpları hatta ileri seviyelerde hayal kırıklıkları da yaşayabiliyorlar. Bana göre bu yapılan, yetmişlerde artist olabilmek hayaliyle Anadolu’dan İstanbul’a göç etmek ile aynı hareket. Bizler sokakta yürüyen vatandaşlar olarak sadece sözde başarılı fenomen arkadaşlara sosyal dünyalarda denk geldiğimizden, madalyonun öteki yüzündeki saatlerini harcayıp seyredilecek malzeme üretemeyen kardeşlerimizden hiç haberimiz olmuyor doğal olarak. Günümüzde sosyal medya platformları o kadar hızla gelişiyor ve değişiyor ki artık bir çok platform birbirini taklit eden özellikleri kullanırken  biranda gözde alan bir servis ( Vine gibi ) bir anda yok olup internetin dalgalarında yok olup gidebiliyor. Son dönemde çok önemli bir pazarlama aracı olarak görülen ‘’influencer marketing’’ olgusu da insanların, fenomenler vasıtasıyla yapılan bu reklamları  oldukça reklam kokan !!! hareketler şeklinde değerlendireceklerinden bir süre sonra önemini yitirebilecektir. Böylece gençlerin internet fenomeni olmak adına harcadıkları zaman da tam anlamıyla boşa atılan değerli zamanlar olarak havada kaybolup gidecektir.

Hakkında Kayıhan Badalıoğlu

1973 yılında Ankara'da doğdu. TED Ankara Koleji'nden sonra Anadolu Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü'nden mezun oldu. 1998 yılında "Management Trainee" olarak başladığı bankacılığı 2000-2003 yılları arasındaki özel sektör, yerel yönetimlerde finans ve dış ticaret görevlerinden sonra aralıksız olarak 2013 yılına kadar sürdürdü. Profesyonel kariyerinin 12 yılını kapsayan bankacılık döneminde sektörde faaliyet gösteren çeşitli bankaların genel müdürlük, bireysel bankacılık, teftiş kurulu, iç kontrol başkanlığı ve farklı şubelerde ticari ve KOBi portföy yönetimi görevlerinde bulundu. 2014 yılı itibariyle orta ve küçük işletmelere finans, satış, pazarlama, iş geliştirme alanlarında danışmanlık hizmeti vermeye başladı. 2015 yılında Bilgi Üniversitesi Sosyal Medya Uzmanlığı Sertifika Programını tamamladı. Çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren firmaların sosyal medya hesaplarının yönetimi, içerik geliştirilmesi, stratejik planlaması, hizmet ve markanın sosyal medyada gelişimine yönelik çalışmalar yapmakta ve işletmelerin web sitelerinin yönetimi konusunda hizmet vermektedir. Lise yıllarında başlayan müzik faaliyetlerine amatör olarak devam etmekte olup hobi olarak blog yazarlığı ve dijital fotoğrafçılık ile ilgilenmektedir.

İlginizi Çekebilir

Sosyal Medyada Nasıl Dikkat Çekilir?

Zamanımızın önemli bir kısmı sosyal medyada geçiyor. Paylaşımlarımıza gelen beğeni ile mutlu oluyor iş amaçlı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir